Dünya yükü sırtlarına vurulur,
Kahpe felek mazlum insan değil mi?
Ömür boyu bin bir tuzak kurulur,
Kahpe felek mazlum insan değil mi?
Saçlarının kokusu ciğerimi yaladı durdu,
Gözlerinin gölgesi sabah akşam düştü yüzüme,
Ben sen oldum yıldızlarda voltalarken,
Sevdan yazıldı sana açılan gönül düzüme,
“Kâhtalı Asiye Yıldırım’a Saygılarımla”
Kâhta’nın avlulu kerpiç evleri,
Yaz bahar gül kokardı seher vakti,
Kaleminden tanırım ben itin uyuzunu!
Coşkun bahar selidir bozuk ağzın salyası…
Kutsal giysiden sayar kahpelik bluzunu!
Erkek geçinen kaşar namertliğin balyası…
Ömrün sonbaharı döndüm gazele,
Bir zamanlar gençtim ben de sen gibi…
Sevdaydım umuttum birçok güzele,
Gitti dün arama sen de ben gibi…
Reyhan nane kokuyor senin ipek saçların,
Gül yüzünde gül açmış güneş ay gözün kaşın…
Yürek sevda dokuyor dil aşk balı açların,
Sen asil bir kadınsın alnın ak diktir başın…
Annen baban yok güzelim,
Seni senden istiyorum…
Sensin şarkım can gazelim,
Seni senden istiyorum…
Tabak kaşık kir içinde,
Komut bekler sanki kördür…
Kurtçuk mu var çir içinde,
Komut bekler sanki kördür…
Ateşin göbeğinde doğurdun Anne,
Kıpkırmızı közler olurdu ocakta,
Demirci Ustası canım yiğit babam,
Nasırlı avuçlarında közlerle oynardı,
Başka yâr mı buldun sevdan kelebek,
Senet olan sözü yeller mi aldı?
Havam suyum derdin oldun taş dibek,
Benim olan özü beller mi aldı?
Saman alevine döner mi sevda?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!