Doğdum sende bakır leğende,
Kanım var onlarca yeğende,
Adın dilime değende,
Aşkım kalkıyor şaha,
Dobra dobra söylüyorum aha,
Ben Kâhta sevdalısıyım…
Kâhta’m senin hallerini,
Kahtanet’te okuyorum…
Kar kaplamış yollarını,
Resim resim görüyorum…
Kâhta’m gelinlik giymiş beyazdan,
Bırak aksın gözyaşımı,
Çek mendili bırak aksın…
Bırak yaksın söz başımı,
Mısra mısra bırak yaksın…
Tutanağı tutsun polis,
Kızıl saçlım,
Toprak yüzlüm,
Şu benim delikanlı gönlüm,
Adanmış güzel bir sevdaya…
Rengârenk,
Ak kefendir o gelinlik bedene,
Sevda kurban mezarlığı servettir…
Kal diyemem bile bile gidene,
Mücevherler sevgi değil rüşvettir…
Yüzün güler benim yürek yanıktır,
Hayâ lazım, ar lazım,
Mertliğe damar lazım…
İster dişi, ister er,
Nefsine tımar lazım…
Birçok zalim gördü çileli ömür,
Tarihin çöplüğü zalimle dolu…
Değerli onlardan kapkara kömür,
Lanetle anılma ey insanoğlu…
Gökte yıldız kayar gider boşlukta,
Kaydı bu kez sol yanımın yıldızı…
Aldı başın çekti gitti kuşlukta,
Büktü belim şu gönlümün hırsızı…
Hüzün bulut yaşlar ise sağanak,
Her bir düşe emek gerek,
Yumruk gibi beyin yürek,
Ağzıma düş armut deme,
Güzellikle dolar terek,
Kör ederse araba kat,
Gümüş altın gardırop yat,
Yanar yürek almaz bir tat,
Bu evlilik sürer üç gün…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!