Geçmişsin aynanın karşısına,
İnmeden gönül çarşına
Süzüyorsun kendi kendini…
Bakıyorsun kaşına gözüne,
Hayran kalıyorsun yüzüne…
Kar borandı duman dağdı gençliğin,
Bir Leyla’ya gönül yoktu zamanın…
Kör mevsimdi vahşet sağdı dinçliğin,
Karayelde uçtu düşün harmanın…
Yâr yerine güneş yazdın afişe,
Yıllar yılı döner teker yerinde,
Yok mu öne bir vitesin Berk Amca?
Gece gündüz yüzdün kendi terinde,
Ağzın var da hani sesin Berk Amca?
Çocukların garip okul yolunda,
Gel sar canan hasret tüten yaramı,
Her dem yenmez acı Maraş çemeni…
Gel gör yanan gönlün sensin meramı,
Bak yâr dönmez sensiz aşkın dümeni…
Tan ağarır başlar gönlün matemi,
Bu gün yine,
Uyandım Mevlana’nın sesine…
Aldı beni kütüphanesine,
Daldım bilgi hazinesine…
Yüceltmiş Mevlana’yı ilmi ve tecrübesi,
Hammışım baba,
Cahilmişim,
Aydın maskeli âleme,
Dâhilmişim,
Yuttum binlerce kitap,
Okumaktan düşmüşüm bitap…
Yörük oğlu terk eylemiş köyünü,
Güzelim köy şimdi kalmış virane…
Yaylasında yaymadın mı koyunu?
Güzelim köy şimdi kalmış virane…
Sessizliğe bürünmüştür merası,
Çek git sefil gelme benim kapıma,
Yılandilin şu beynime balyozdur…
Kireç olsan vurmam seni yapıma,
Arsız halin erken öten horozdur…
Sence sevda bir evcilik oyunu,
Kara bastım izim çıktı,
Nice fişim gizim çıktı…
Düştüm kurtlar sofrasına,
Yandım yandım közüm çıktı…
Bilmem erkek bilmem dişi,
Benim yüküm bana yeter,
Yükün ağır çekemem ki…
Hüzün türküm derdim beter,
Derdime dert ekemem ki…
Sevgi kattım gül rengine,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!