Kar borandı duman dağdı gençliğin,
Bir Leyla’ya gönül yoktu zamanın…
Kör mevsimdi vahşet sağdı dinçliğin,
Karayelde uçtu düşün harmanın…
Yâr yerine güneş yazdın afişe,
İki karış boyun var,
Senin her dal bacaksız…
Bin bir türlü huyun var,
Her telden çal bacaksız…
Oynar her an gözlerin,
Yıllar yılı döner teker yerinde,
Yok mu öne bir vitesin Berk Amca?
Gece gündüz yüzdün kendi terinde,
Ağzın var da hani sesin Berk Amca?
Çocukların garip okul yolunda,
Gel sar canan hasret tüten yaramı,
Her dem yenmez acı Maraş çemeni…
Gel gör yanan gönlün sensin meramı,
Bak yâr dönmez sensiz aşkın dümeni…
Tan ağarır başlar gönlün matemi,
Bu gün yine,
Uyandım Mevlana’nın sesine…
Aldı beni kütüphanesine,
Daldım bilgi hazinesine…
Yüceltmiş Mevlana’yı ilmi ve tecrübesi,
Kara bastım izim çıktı,
Nice fişim gizim çıktı…
Düştüm kurtlar sofrasına,
Yandım yandım közüm çıktı…
Bilmem erkek bilmem dişi,
Çek git sefil gelme benim kapıma,
Yılandilin şu beynime balyozdur…
Kireç olsan vurmam seni yapıma,
Arsız halin erken öten horozdur…
Sence sevda bir evcilik oyunu,
Yırtılmış vay ar perdesi,
Yüzler dönmüş köseleye…
Hem torunu hem dedesi,
Yüzler dönmüş köseleye…
Ayaküstü kırk top yalan,
Mısralara kelepçe,
Karanlığın sesi,
Dinler nefesi,
Demirkapı,
Taş duvarlı hücreler…
Bir yıldız gibi kaydın ansızın,
Sözlerin kulaklarımda,
Gözlerin gözlerimde,
Ellerinin sıcaklığı zor tanem,
Ellerimde asılı kaldı…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!