İki karış boyun var,
Senin her dal bacaksız…
Bin bir türlü huyun var,
Her telden çal bacaksız…
Oynar her an gözlerin,
Yıllar yılı döner teker yerinde,
Yok mu öne bir vitesin Berk Amca?
Gece gündüz yüzdün kendi terinde,
Ağzın var da hani sesin Berk Amca?
Çocukların garip okul yolunda,
Gel sar canan hasret tüten yaramı,
Her dem yenmez acı Maraş çemeni…
Gel gör yanan gönlün sensin meramı,
Bak yâr dönmez sensiz aşkın dümeni…
Tan ağarır başlar gönlün matemi,
Bu gün yine,
Uyandım Mevlana’nın sesine…
Aldı beni kütüphanesine,
Daldım bilgi hazinesine…
Yüceltmiş Mevlana’yı ilmi ve tecrübesi,
Kus kinini nefret üfür,
İçgüdünü kaldır şaha…
Ağzın - dilin gözün küfür,
Seç tipini saldır daha…
Sağduyuyu salla çöpe,
Böbürlenme dili uzun mahlûkat,
Selam vermem senin gibi çirkefe…
Gör kendini hey beyinsiz sakatat,
Seni gördüm ödül verdim kenefe…
Çok iğrençsin sarılırsın yalana,
Eğlen Türkan eğlen gönlün hoş olsun,
Boya ışıkları odan loş olsun,
Doyurur muhabbet şair gönlümü,
Sözlerin cilalı içi boş olsun…
Esti gençlik yeli tenimde ayaz,
“Ahmet Bulut’a Sevgilerimle”
Hüzün yüklü yüreğimin sırdaşı,
Kalk Ahmet’im hele bir bak yüzüme…
Ağlıyorum bulut olmuş gözyaşı,
Figan düştü baharıma güzüme…
Bu delikanlı gönlüm,
Firar etti yâr,
Göğüs kafesimden,
Geldi sığındı sana…
Tutsağımsın dedin,
Yâr gönlünün kâsesinden bade ver,
Gül bahçemde tatlı sesli bülbül ol…
Gam kedere mezara dek vade ver,
Sol yanıma hayat veren ödül ol…
Mercan gözler bahar seher yelidir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!