Çatıda kar, buz var
Bir kütle başa düşse, insanı parçalar
Bunun için Çorum’daki tüm okullarda:
‘Saçak altında durmayınız’ uyarısı yazar:
Ne olur, saçak altında oynamayın çocuklar,
Örnek olun öğretmenler, analar – babalar
Namaz dinin direği, müminin bineği
Ezanlar okundu cami dibinde duymadı
Kul sabah namazını vaktinde kılmadı
Her insanın sağında solunda vardır melek
Vakit çıkınca soldaki ceza yazmak ister direk
Kimileri saman altından su yürütür,
Dost görünüp de kin büyütür
Akşam söylediğini sabah çürütür
Sahte dostlar, sahte dostlar!
Selam verirse menfaati vardır,
‘’SAKIN MASKE TAKMA - TAKARSAN DA YANLIŞ TAK (!)
Değerli dostlar,
Farklı konularda yüzlerce makale, şiir kaleme almış biri olarak bu noktada da kalemime biraz güveniyorum. Lakin Korana virüs ’ün ülkemizde görülmeye başladığı mart ayından bu tarafa onlarca makale yazabilecek şekilde konu olmasına rağmen bir tek makale yazmadım. Bunun kendimce sebepleri var. Çünkü bir konuda makale yazacağınız zaman o konu hakkında sizin bilinenlerin dışında daha farklı katkı sunmanız gerekir. Yoksa okuyucuyu boşa meşgul etmektir. İşte bu bağlamda tabiri caizse 2020’nin başından beri Koron virüsle yatıyor Korona virüsle kalkıyoruz. Sosyal medyadan tutunda televizyon kanallarının hepsinde aşağı yukarı bu konular işleniyor. Okuluna gitsek inanın bu kadar bilgi sahibi olamazdık diye düşünüyorum.
Peki, bu kadar gündemde olmasına rağmen yakından uzaktan gencinden yaşlısına bu ölümcül hastalığa yakalanan ve ahirinde hastane köşelerinde ıstırap çeken bazen de yaşam mücadelesini kaybedip hayata veda eden insanları görmemize, duymamıza rağmen niçin bu kadar duyarsız olabiliyoruz?
Adettendir her afette piyasaya çıkarlar
Fırsatını bulunca ortalığı yakıp yıkarlar
Sonra da vatan- millet edebiyatı yaparlar
Sakın ola bu oyuna gelme be kardeşim
Afetlerde daha çok birleşin
Kaç bayram oldu be oğul
Bir kez arayıp soramadın
Hep öksüz kaldı kapımız
Ben geldim deyip vuramadın
Çok ırak olsa da yollar
Köyün elektriği, telefonu, yolu yoktu
Kavgalar eksik olmaz, dedi kodu çoktu
Üniversitede okuyanları da hiç yoktu
Şimdi ne haber?
Sular eve güğümle sırtta taşınırdı
Ekmek, çörek, börek saçta yapılırdı
İçine çökelek - pancar bolca katılırdı
Artan da götürülüp pazarda satılırdı
Şimdi köylüler de şehirden alıyor çökeleği
Her yıl sürüden birisi kurbana ayrılırdı
Hiç sığmazdı yere göğe
Artık binmişti iyice çeneye
Kızar idi ufak tefek her şeye
Takati kalmamıştı çekilmeye
………………………………...,
Baktım uzanmış yatıyor yerde
Ç.kale Gazisi,
Dedem diyor ki;
Soykırım, soykırım,
…………………,
Bir İsveç, bir İtalya,
Bir Belçika, bir Hollanda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!