Demin eski bir dost gördüm
Dedim: Selamün aleyküm
Dedi: Aleyküm selam
Dedim: Nasılsın, iyi misin?
Dedi: Sürünüyoruz işte memuriyette
Dedim: Senin süründüğün memuriyete ulaşamadı, kaç kişi istedi de
Seni seviyom diyip diyip kandudın
Utanmadan bu yaşta kumalandudun
Bi de seni öldürüyüm mü diye, saldudun
Tahtaya gelesin emi
Durmadan borç üstüne borç iddün,
yazmayı, çizmeyi, gezmeyi pek severim
birde cancağızım refakat ederse,
cebimde ki param harcamaya yetecekse
alim Allah dünyanın o bir ucuna giderim
...............................,
aslında devlet,
Düşündüm,
Depremlerde
Ölenleri, yütenleri,
Kim bu hale getirdi,
Doğal afetlerde bizleri.
Bu soruma cevap ararken,
17 Ağustos sabahı,
Marmara ağlıyor,
Türkiye ağlıyor…
18 Ağustostan itibaren,
Yazılı ve görsel medyada,
Uzun uzun yorumlar başlıyor.
ŞÜKRÜNÜ EDA EDEMEDİK
Dindar iken kindar olduk
Her şeyi şerre yorduk
Zayıfı görünce vurduk
Şükrünü eda edemedik,
Gösterdin yoldan gidemedik
Yer: Suriye
Konu: İç savaş
İşler çok karışık,
Vatandaş eriyor yavaş yavaş
İşin acı tarafı, komşu komşuyu kırıyor
Ölende, öldürende Allah diyor
Hiç sığmazdı yere göğe
Artık binmişti iyice çeneye
Kızar idi ufak tefek her şeye
Takati kalmamıştı çekilmeye
………………………………...,
Baktım uzanmış yatıyor yerde
Ç.kale Gazisi,
Dedem diyor ki;
Soykırım, soykırım,
…………………,
Bir İsveç, bir İtalya,
Bir Belçika, bir Hollanda,
Yolun düşerse bizim ellere
Söyle dostlara selam göndersin
Gurbet eller artık zor gelir bana
Söyle dostlara selam göndersin
Dost özlemiyle yandım ben




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!