Keşke bir leylek olsaydım,
Uçsaydım gönlümün çağırdığı o uzak yere...
Oluk oluk hasret aksaydı Meriç;
Götürseydi beni Tunca, bekleyen sevdiğime.
Sonbaharı beklemezdim asla,
Göçmek için yârin o sıcak ellerine...
Korkuyorum bazen, isyan ediyorum;
Neden bu kadar geç kaldım senin sevgine?
Tunca, Meriç yukarı akar mı hiç bilmem...
Leylek gibi her yıl döner misin mahzun yüreğime?
Ben senin ebedi yuvanı yaptım;
Bedenimdeki o kimsesiz, o sol yerime.
Şimdi bütün göç yolları kapalı ve karanlık,
İçimde bir kuş ölüsü, kanatları yorgun...
Gelmesen de olur artık, bu son yalnızlık;
Ben sana geç kaldım, sen ise bende sonsuzsun.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Meriç’i bilmem ama kalbim hep tersine akar.
•Ben yuvanı yaptım diyorsun ya… işte aşk budur: bedeni ev yapmak.
•Geç kalmış bir sevda, erken gelen bir ölüme benzer.
•Geç geldim demek, “çok beklettim” demenin en acı şeklidir.
24 Ağustos 2018 / Cuma / Ankara
Halil KumcuKayıt Tarihi : 11.02.2025 14:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Bazı yollar sonbaharı beklemez, kalbin çağırdığı yere uçmak için bir leylek olmak yeter."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!