LACİVERT ŞİİRLERİ

LACİVERT ŞİİRLERİ

Mıne Akın

OYUN


Masamı ve sandalyemi denizin koynuna atıp,
Ayaklarımı suya vermiş düşünüyorum.
Yanımda soğuk biram, elimde kalan tek sigaram.
Dalgalar ıslak saçlarımı, rüzgar ruhumu okşuyor.
..

Devamını Oku
Cemil Neşeliler

Şarkıların dalgalarına binip de sulara batıp çıkarcasına yine yüzmek istediğin anlar vardır hani....
Boğazına kaçan tuzlu suları şuruptan tatlı görüp yutmak istercesine kulaç atarsın hani...
Bir daha bir kez daha ayaklarını bedeninle birlikte ileri geri hamlelerle ötelere gitmek istersin hani...
Başını suyun altına soktuğunda gözlerini kapatmayıp dipte bembeyaz kumlarda ışık kırılmalarını görürsün hani...
Mavi serinlikte tirtir titremene rağmen saatlerce bıkmadan çıplak teninle suların dansını izlemek istersin hani...
Uzaklardan kokunu hissedip seninle birlikte yüzmek isteyen kırmızı barbun balıklarıyla çırpınırsın hani...
Her bir nefes alış verişinde kıyıya baktığında bir öncekine göre sahilden daha da uzaklaştığını farkedersin hani...
..

Devamını Oku
Adnan Durmaz

Lacivert

Cam kırıkları
Parmağın kesildiği andaki ağrı
Kanayan bekleyişler

Cesetler
..

Devamını Oku
Nurten Alıç

İnsana renkleri verseler
Hangi renklerde anlatır kendini
Elimde fırça bir resim çiziyorum
Serperken renkler,kendime dair
İlk rengim siyah,ah o saçların siyah saçların

Kahverengi dünyam,pembe hayallerim
..

Devamını Oku
Azad Ziya Eren

ENİS BATUR İÇİN GÖMLEKLER MESELİ
/Kum Döken Çöl Saati

Hiç kimse kendi ölümüne böyle korkunç kalkmadı
Benim yaşama oturduğum gibi... *

Burası orası mı? diye sordu çocuk. Evet, orası. Bu kadar dingin değildi lakin dedi büyükbaba. Çaktı toprağın göğsüne gök, oylumunu neşret dedi toprağa, çocuk yaşlanmalı artık, albüm açılmalı... Ceviz tanesini içine aldı toprak, yeşertti, kırdı kabuğunu, göğertti zârını ve kovuğuna bıraktı sonun ilkini anlatan kanlı divanı...Çocuk yaşlanmış, albüm açılmıştı artık...
..

Devamını Oku
İlknur Köknar

Çok mu ağır geldi misafirin,
hemen sağır odalara kendini kilitledin!

Düş müsün,
gerçek misin çözemedim!

Kırık bir gitarın lacivert sesinde,
..

Devamını Oku
Levent Yılmaz

Yarınların rengini arıyorum
Çok şeyi bilmediğimi
Bildiklerimin yanılsama olabileceğini
Bilerek!

Koyu tonlar çıkıyor karşıma
Aralarında koca dağlar
..

Devamını Oku
Serpil Susamcıoğlu

Lacivert gecenin bir yarısında
Sevişirken çırıl-çıplak.
Aşk nağmeleriydi dökülen
Yaprak yaprak dudaklarından.
Kervankıran parıldarken gökyüzünde,
Lodos gibiydi nefesin
İsmimi fısıldayan.
..

Devamını Oku
Ziya Paşa Akyürek

Koyu lacivert gece sabahtan utanıyor
Seherleri en iyi yolda kalmış tanıyor
Çöl yangını neylesin hicranı tadan kula
Dıştan merhem faydasız yara içten kanıyor

Alnı açık olanlar başı yerde geziyor
Tesbihin ipi kopuk derviş bela seziyor
..

Devamını Oku
Nabi Balkanlı

Toprağa düşen tohum suya değip kanarsa,
Bir canan sıcaklığı sarılıp sarmalarsa,
Tanrı bir filiz verir yazı yazar yaprağa
Rengarenk çiçek açar meyve olur dallarda.

Sevginin rengi yeşil,ormanlar ona bakar
Yağmura çağrı yollar, ırmaklar coşkun akar,
..

Devamını Oku
Sezai Özen

Yağmur yalnızlığı çöker.
Tedirgin bir sevinç,
Öpülesi dudağın.
Çocuksu tavırların,
Asi bir kısrak gibi başedilmez.
Lacivert gece.aya,
Ay, nur cemaline döner.
..

Devamını Oku
Gökhan Salter

Gönlünde iyiliklerin gizlendiği
Damarlarındaki kan sarı – lacivert akarken
Su içer gibi hayat yaşayan
Bahtı kara olan bir genç...

Devrim için savaşan biri
Yurt sevdasına tutulmuş yürek
..

Devamını Oku
Mehmet Doğan 5

Arkamda Kozak yaylası dumanı Ayaklarımda engin deniz El oyası dantel kıyılar Nazlı, nazlı süzülüyor sandallar Başımda Madran dağlarının yeli Karşımda Cunda adası Boğaz köprüsü el vermiş lale adasına Ali bey sevdalanmış Lale’ye Sevda yolundan bağlanıyor Anadolu’ya Lale adası telli duvaklı gelin Lacivert mavi ege suları Kız çeyizi köpük, köpük oya kıyılar Martılar alıp götürüyor beni Ömrümün nefeslenme aralığı Cennet tepesinden seyrediyorum kendimi Kara tombul bir çocuk başında simit tepsisi Yeşil camiden Emir sultana Simit satıyor… Gölgeleniyor mavisi denizin Lacivert sevdalara kesiyor her yer Pır, pır fırıldak kovalıyor Sığır güderken Fransızca grameri zorluyor biri Seyrederken tahta oyuncakları Beşikleri, kağnıları… İnebolu yolunda kaçırıyor otobüsünü Karabük’te kalıyor Yatılı okul talebesi meraklı sığır çobanı… Yırtarak lacivert maviyi Süzülüyor köpük, köpük balıkçı motorları Sesiz soluksuz gökyüzü Kiliseler bekçisi kimsesiz adaların Üzüm teğekleri yabani Bostanlar yok olmuş Yosun tutmuş bahçe duvarları Kırlangıçlar yuva kurmuş saçaklara Ayvalık cennet tepesinden bakıyorum hayata Bir rüzgar esiyor hafiften Kır düşmüş saçlarımda uçuşuyor yıllar Sol mememin altında garip bir mengene Hafif bir sızı Deniz’imde çalkalanıyor umutlarım Fırat suyunda boğuluyorum ansızın Dalga, dalga sevdalarım Çarpıyor kayalara Yolcularım kalıyor yollarda Kar boran kesiyor yolları Gelincikler, nergisler, kır çiçekleri Boynunu büküyor papatyalar Ayvalık ta cennet tepesinde Ben Kimsesizim Hangi taşa vursam kafamı Hangi koyakta yitip kaybolsam, Çok yüksek gökyüzü Dingin deniz Göz kamaştırıyor adalar… 25 / 06 / 2011 - Ayvalık
..

Devamını Oku
Celal Altuntaş

Dostum beni bul. Bul ve çıkar. Hayallerimde kayboldum. Yönsüzüm ve biçareyim. Bir tek sen bulabilirsin beni. Yitmeden ruhum, kaybolmadan aklım gel.

Neredeyim biliyor musun?
Bir yol kenarı, yolu ikiye bölen sıra sıra sokak lambaları. Zannedersin isli gaz lambalarını yan yana dizmişler. Ellerinden geldiği kadar aydınlatmaya çalışıyorlar beyaz çizgili yolları.

Sağımda; gök yüzünün rengini yansıtan, adını inkâr edercesine lacivert bir deniz, yalnızca sahile vuran beyaz dalga uçlarını görebiliyorsun, oturduğum kaldırım kenarında. Bir de tam karşımda, yağlı boya resimden çıkma, pastel renginde bir yakamoz. Dalga sesleri aşk şarkılarının melodisini andırırken sahil kenarında, su üstünde dans ederek eşlik ediyor parlayan ışıkları gece karanlığında.

..

Devamını Oku
Mehmet Tor

Görecekliğimin tozlaştığı bir an
güneşin ısıttığı
kızgın kumların ısısını
çalmaya başlayan
lacivert karanlıklarda
Ak köpüklü dalga kırılmalarının
karşısında diz çöküp
..

Devamını Oku
Ümit Azak

bir sigaranın külünde söndü
bir asra damgasını vuran bu aşk

çok sevmek neye yarardı ki
o seni sevmedikten sonra
kader değişse
ne çareydi ki
..

Devamını Oku
Can Bahadır Yüce

limanlarda hep, giden kadınlar olur
durmadan ve gürültüyle giderler
yorgun bakışlarında tıkabasa yağmur
toz kalkar saçlarından gemilerle beraber

limanlarda hep, giden kadınlar olur
üzgün yanaklarında titreyen birer mühür
..

Devamını Oku
Mustafa Altıntaş

Hiç bugün ki gibi delice yaşamadım seni
Bu kadar çok seni seviyorum demedim hiç
Bugün ki gibi uzun uzun sevişmedim ellerinle
Sevmedim dudaklarını
Gecenin puslu lacivert koyuluğunda
Hiç bu kadar tenimden ayrı düşmedim
Küller gibi perma perişan savrulmadım hiç
..

Devamını Oku
Ruken Asit

gider ayak kurtarıyorsanız ceylanı avcının elinden
o ceylan değildir,keçinin ağzındaki otur ot...
herkesin gözü lacivert olmamaya başladı bu günlerde yaşasın! ..
tehlikeli masalları sevmemiştik zaten
olabilir karanfiller salakça birbiri gibi açabilir
tamamda biz karanfil değiliz,bak buda olabilir
su verebilir tekmeyide atabiliriz
..

Devamını Oku
Duygu Aksoy

Usulca seni çizıyorum ak bır kağıdın tam yuregıne bu gece.
Saclarını çızıyorum önce yıldızlı lacıvert bır gökyüzü

Sonra alnın sakar, kaşlar yağız heybetli dört nala koşuyor martılar mısalı
Gözlerını cızıyorum zeytın mı zeytın sana meylım nedendır
Kalemım kayıyor kalbımı boyuyorum gözlerıne.Ey dide dıyorum nedır bu uyku gel uyan gecelerde...
Dudaklarını cızemıyorum bakmaya cesaretim yok sen tamamla.
..

Devamını Oku