Kuranda daglar Şiiri - Ahmet Ihsan Arac

Ahmet Ihsan Arac
430

ŞİİR


23

TAKİPÇİ

Kuranda daglar

Dağlar dikilmiş âyettir Kur’ân’ın ak bağrına,
Hafızam hayret eder her satırın sırrına.
Şu sarsılmaz doruklar, arzın balans ayari
Bir de toplarki suyun, hayat yatagi kari

Dört ayri kuş başi et, delil arar zannım,
Zirvelerden çağrılınca pekişir imanım.
O dehşetli tecellî, kayayı kum eyleyen,
İlâhî fırtınayla bulut gibi gezinen.

Arı vahyini gider, o yüksekte yazar,
Sırrı taşta saklıdır, balda şifâ karar.
Hiç kimse kibre dalıp yeri asla yaramaz,
Boyu göğe yükselse dağa yine varamaz.

İki koca kütleyi demirlerle örer El,
Zülkarneyn Seddi olur, şerri donduran ezel.
Ye’cüc ile Me’cüc’e geçit vermez o kucak,
Dağlar hem bir sığınak hem de aşılmaz ocak.

Gör beni!" feryadıyla Sina göçer yerinden,
Dağ toz olup savrulıp, sarsıldı en derinden.
Musa bir hiçlik tadıp, kendinden geçti o an;
Taşlar diz çöktü Hakk’a, şahit zaman ve mekân.

Ruhsuz deme taşlara, her kayada bin feryat,
Öyle taş var; yarılır, bağrından akar hayat.
Kimi korkuyla düşer, titrer ilahi sesten;
Taş yumuşar, kalb kati, bitsin bu asi besten

Gök yarılır ansızın, yer sarsılır o sese,
Dağlar yıkılır kalır, dert düşer her nefese.
Secde eder kâinat; asi insan abid dağ,
Bulutun bağrından iner, çözülür gizli ağ.

Bir asa dokununca denizler dağlar eyler,
Dalgaların lisanı “Vahdet”i şerh eyler.
Yerinde durur sanma, o devler bir hayal,
Bulut gibi geçerler, her biri dilsiz kemal

Emirler ki daglarin korkup geri kaçtığı,
İnsanın o meçhule kucağını açtığı…
Mağrur bir edâ ile oyarak o devleri,
Diş geçirdim sanırsın yırtarak perdeleri.

Oysa Ashâb-ı Kehf’i saklamiş o taş bağır,
Senin cüce kibrine hem dilsizdir, hem sağır
Renk renk yollar çizilmiş; beyaz, kızıl ve siyah,
Ressamın fırçasından dökülen ayetullah

Hak taala kudretinde daglar tüy gibidir
Sina dağin tehditle kalkisi dun gibidir
Boyalı yün misali savrulur bütün onlar,
Kum tepesi kesilir dimdik duran dağlar.

Bir avuç toprakız biz, dağdan gelir aslımız,
Dik gezeriz önünde, budur benzer yanimiz
Bu Toprak halinle daga tepeden bakılmaz,
Hakk’a boyun egmeden dagdagadan aşılmaz

Dağlar ki ovalara hayat saçan bir pınar,
Zirvesinden boşanır toprağa can veren kar
İlhamların bir lâmbası, dağsa tılsımlı bir cin,
Bu dağların koynunda dertlerimi sevsin din.

Kıyamet koptu mu bak, dağılır koca kütle,
Cahilligim silkinir bu ilâhî haşyetle
O saatte arama; sığınılacak ada
Dağlar toz olup uçar, bâkî kalır tek Hüdâ!

Ahmet Ihsan Arac
Kayıt Tarihi : 14.04.2026 22:23:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Kurandaki daglarin anlatimi

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!