Bir gece daha düştü avuçlarıma,
Ay bile sırtını dönmüşken bana,
Sana anlatamadığım
ne çok şey vardı, ne çok şey
Yorgan gibi üzerime serdim geçmişi,
Her kıvrımı sen, her yırtığı ayrılıktı.
Kendimle oturup dertleştim uzun uzun,
Sen yoktun ama gülüşün yanımdaydı.
Geçmişim…
bir sandığın dibinde paslanmış bir mektup gibi.
Açsan okunmaz,kapasan susmaz.
Aşklarım bile toprağa düşmüş düşler gibi:
Soğuk, ve çiçek açmaz…
Bir bakışın hâlâ içimde kök salmakta…
Bir bakış nasıl bu kadar unutulmaz olurdu ki ?
Yüzümde geceyi saklayan acılar var,
gözümde ise çoktan çekilmiş bir perde.
Ne bakabiliyorum dışarıya,
ne içeri sızabiliyor bir ışık.
Yüreğime hapsolmuş ayrılık dizeleri.
Seni unutamadığım için değil;
Aklımla kalbimi aynı yerde parçaladığım için.
Zaten unutmak denen şey, aslında
Aramızda sadece bir mahlastı.
Zamanla geçer dediler,
Geçti…
ama üstümden geçip paramparça etti.
Ben toplarken kendimi yerden,
Sen bir başka gülüşte yeniden doğmuşsun.
Biliyor musun,
Bazen seni değil,
sana tutunan hâlimi özlüyorum.
Sevilmeyi değil, senin tarafından yanmayı,
Kendi yangınımda sana dair bir kıvılcım aramayı…
Ama nafile yine yoksun sen
Artık sonsuzluğa gömdüm seni,
Dualar da etmiyorum artık…
Ne zaman bir yıldız kaysa,
Aklıma senin ilk gidişin geliyor.
Ve ne zaman gözlerimi kapasam,
Bir veda mektubu gibi açılıyor hatıralar.
İşte bu gece de
Ben sustum, kül konuştu.
Sen unuttun, ben yazdım.
Sen uyudun, ben yandım…
Ben yandım AŞK KÜLLENDİ.....
Poyraz Can
Kayıt Tarihi : 21.09.2025 16:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)