Dolunay hızla girdi ofise
Heyecanı yüzünden okunuyordu
Amirin odasına girdi
Katili buldum dedi
Amir şaşkın,kim?
Dolunay oturdu koltuğa, kendinden emin
Bir gün daha geçti,bak
Bugün ne yaptın işe yarayacak
Geri gelmez, o artık dündü
Yaşa bari keyfinle bugünü
Kumdan kale yapmaya benzer
Uğraşırsın,zamanını harcarsın
Meçhul bir el,yıkıverir aniden
Boşlukta bulursun kendini
Manası yoktur yani tırmalamanın
Bu ülkede kraliçeler
Yoğurt mayalar, Nisan yağmurundan
Kendi pembeliklerinde tatlılar,reçeller
Tırmanırken sen yokluk dağına
Saraylar göreceksin!
Yemekler, zevk-u sefalet
O manzaralardan büyüleneceksin
Kanarsan bu oyuna, eyvah
Çıktım şaşkın, kutsal mağaradan
İndim yavaşça merdivenleri
Çırılçıplaktım,bir ben,bir ikizim vicdan
Enterese etmedi etrafımın sevinçleri beni
Emekleyerek yol almaya başladım
Henüz niye buradayım? Anlamamıştım
Saçların beyazladığında
Yaşlandığını anlarsın
Yürümeye başlarsın
Gümüş yolda
Bakarsın
Yazmak istiyorum, yazamıyorum
Zindan resimleri çiziveriyor kalemim
Duvarlarda hüzün görüyorum
Kan doluyor defterim
Ters giymiş çoğu insan ayakkabısını
Farkında bile değiller
Odanın içinde raflar
Rafların içinde kainat var
Ölümsüzleştirir kalem ,kelamı
İnci gibi dizer dervişler her satırı
Zulm etme, yeter artık biteviye
İnan artık, gönlümdeki şu sevgiye
İnanmaman canımı çok acıtıyor
Gönlüm her daim kanım, kanım kanıyor
Değil dokunmaya, kıyamam bile bakmaya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!