Sokak lambası yine yalnız
Demin bir sarhoşa değnek oldu
Derdi ne idi kimbilir, gidiverdi apansız
Sigara ve kaldırım derde garkoldu
Ey tanık, görmedin mi?
Salkım söğüt, dallarını
Hışırdatır kollarını
Alır dünya hararetini
Onun dibine gömün beni
Mutlaka etrafında su vardır
BENİ TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDİNİZ.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Ben herdaim Atamı dinlerim
Ben de Türk hekim isterim
Gitmeyin, bizi bırakmayın
Sessizdi sokaklar
Ölüm kadar sessiz
Sabaha hazırlanıyordu
Bir yetim gibi kimsesiz
Gecenin yorgunu büfeci
Evine ağır adımlarla ilerliyordu
İşte gidiyor avımız
Ne kadar da tatlı bir kız
Bugün tatlımız var
Kimbilir ne lezziz
Bir puf sesi, ustalaşmıştı
Çıkarttı hızlıca kızın çoraplarını
Rüzgar tüm hızıyla esti
Kâh Neşe, çoğunlukla hüzün getirdi
Son dinlemez el- aman
Rüzgar gibi geçti zaman
Cis'm-ü âlâ fâniymiş bilemezdi
Mânâsız olduğunu anladığımda
Bedenin
Ruh'um parçasıymış
Evrenin
Bedenim, sadece hizmetkâr
Ruh'um
Gel
Kapıları açalım tek,tek
Perdeleri aralayalım
Bu beden ölene dek
Bırakınca bedeni
Kavuşalım özümüze
Kapılar açılınca teker, teker
Ortaya çıkar gerçekler
Saklanmazlar ki bulamayasın
İster ki yolcular arasın
Maddiyat geçici
Ey fâni! Bırak hırslarını
Perdeler uçuşur
Gerçeklik rûzgarında
Elbet aralayan bulunur
Bu koca kâinatta
Bir ışık hüzmesi
Bir var, iki yok




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!