Sokak lambası yine yalnız
Demin bir sarhoşa değnek oldu
Derdi ne idi kimbilir, gidiverdi apansız
Sigara ve kaldırım derde garkoldu
Ey tanık, görmedin mi?
ÖLDÜM diye üzülme
Sen bir gün öldün
Biz ölüyoruz her gün
Sen uçup gittin güzelliğe
Haksızlık ordusu karşımızda
Hainlik bulut gibi çöreklenmiş
ÖMÜR
Ömür dediğin nedir ki
Biraz sevinç,biraz hüzün
Bir de sevdiğin varsa ki
Masmavidir her daim gökyüzün
Isınırsın, gözlerinin sıcaklığında
Orospunun köpeği
Yoktur ayarı ağzının
Sahibi gibi
Isırıverir ansızın
Çoğu aç, bazen tok günleri
Yemeğe çalışır, çöpteki solgun gülleri
Salkım söğüt, dallarını
Hışırdatır kollarını
Alır dünya hararetini
Onun dibine gömün beni
Mutlaka etrafında su vardır
Ben Hizan köyü öğrencilerinden gördüm
Sevdiğini gözünden öpmeyi
Duygu güruhunda boğuldum
Görmedim böyle insan sevmeyi
Gözümsün dercesine öptü
Yeliz öğretmenini gözünden
LEZZET AĞAÇLARI EKİLİ
SEDEF BÜFENİN VAHASINDA
HEPSİ DE SEÇİLİ
BU GÜZEL DÜNYASINDA
BİR KÖŞEDE DÖNER
YEMEYENİ PİŞMAN EDER
Rüzgar tüm hızıyla esti
Kâh Neşe, çoğunlukla hüzün getirdi
Son dinlemez el- aman
Rüzgar gibi geçti zaman
Cis'm-ü âlâ fâniymiş bilemezdi
BENİ TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDİNİZ.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Ben herdaim Atamı dinlerim
Ben de Türk hekim isterim
Gitmeyin, bizi bırakmayın
Sessizdi sokaklar
Ölüm kadar sessiz
Sabaha hazırlanıyordu
Bir yetim gibi kimsesiz
Gecenin yorgunu büfeci
Evine ağır adımlarla ilerliyordu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!