Koyda Kalan
Seninle buluştuğumuz o koy
Sen gittiğinden beri hüzün kokuyor.
Dalgalar kıyıyı unutmuş,
Kuşlar göğü terk etmiş.
Rüzgâr, göğsümde kırılan bir nefes—
Yokluğunu sürüklüyor içime.
Ağaçlar yetim, yapraklar seni arıyor,
Gökyüzü kül rengi bir suskunluk.
Deniz, derin bir ölüm uykusunda;
Ve her şey
yavaş yavaş can çekişiyor.
Sen gittin—biz kaldık eksik.
Sessizlik çöktü, acıyı ikiye böldü:
Yarısı suya karıştı,
Yarısı taşa dönüştü kıyılarda.
Saatler geceyi vurduğunda
Dalgalar senin ismini sayıklar
Güneş sabahı aydınlattığında
Taşlar içindeki acıyı kusuyor denize.
Hüznün yanık kokusu
yayılıyor suya.
Dalgalar usulca kumsalı öperken
Yakamozlar yalnızlıktan ürperiyor.
Dallar eğilmiş, suya değiyor—
hüznün elini tutuyor.
Taş gölgeler büyüyor,
Bir dev gibi uzanıyor denize.
Rüzgâr zamanı kavururken kıyıda,
Küllerden ağır bir veda yükseliyor.
Şimdi gitme vakti.
Bir yanımı bu koyda bıraktım—
Sessizliğin derin yarasında.
Öteki yanımla
vedalarını topladım avuçlarıma.
Yakamozları gecenin kalbine,
Kuşları senin sustuğun göğe,
Ağaçları yarım kalmış bir aşka,
Dalgaları sonsuz maviliğe
emanet ettim.
Ve ben—
yanıma
İs kokulu vedaları,
kül rengi hasretini aldım
ve adını…
Çıkardım saklı koydan
Artık hiçbir dalga adını söyleyemeyecek.
Necmettin Erten
30/03/2026
Kayıt Tarihi : 30.03.2026 19:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!