Çoktan unuttu, gözbebeklerim gülmeyi;
Damarlarımdaki zehrini içime gömdüm.
Yüreğimde hareketlenir bir alev parçası,
Bir düşün içinde derin sessizliğe büründüm.
O an, kalbime dokunur sesin, soluğum kesilir;
Kandilin alevli fitili, dehşet uyandırır art arda.
Mazinin ağır yükü, içimi ürpertir, tir tir titrer;
Ruhumda yankılanarak uyanırsın günbatımında.
Apansız, midemde hareketlenir o ateş topu;
Dağıtır, parça parça yapar sinsi bir acı.
Yüreğimde kabaran o büyük fırtınayı yutarım,
Dilimde uyuşur, depreşir küllenmiş bir sancı.
Bu kaçıncı demir atışım acziyetime?
Şakaklarımda o soğuk prangalar titreşir.
Ilık bir yağmur, gözlerimde çözülmez kördüğüm;
Çığlık çığlığa, koca bir ömür alabora olur, depreşir.
Gözlerimde biriken o ılık yağmurla birlikte,
Zaman, parmaklarımın ucunda cellat bir gece…
İlmek ilmek boynuma dolandı bu kördüğüm;
Çözmeye gücüm yetmedi, bu nasıl bir bilmece.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Prangalar, insanın kendi çaresizliğinin sembolüdür.
•Gözlerde biriken yağmur, ruhun taşan barajıdır.
•İçimdeki düğüm, sustukça daha da sıkılaşır.
•Acı, en çok kabullenildiğinde yakar.
20 Kasım 2020 / Cuma / Ankara
Halil KumcuKayıt Tarihi : 14.02.2025 17:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Zihindeki kördüğümler, kalpteki acıların yankısıdır; her düğümde bir parça ruhun hapsolur."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!