Ufukta serilmiş,
Kadim bir dua gibidir,
Konya ovaları…
Toprak secdede,
Gök avuçlarını açmış,
Rüzgâr huşu içinde,
Buğday başakları rüku’da
Sessizce bir,
Mevlânâ öğretisini fısıldar,
Yoksulluğun kulaklarına…
Güneş,
Tandır ekmeği gibi,
Kızarır ovada…
Her tane de emek,
Her izde bir alınteri….
Traktör izleri bile,
Bir yazı olur,
Toprağın amel defterine….
Kara kalemle çizilmiş,
Geceleri yıldızlar…
Yerlere kadar iner, yaklaşır,
Sanki göğe değil de,
Konya’ya bakar insan….
Selamlaşır,
Bir çoban ıslığı,
Yanık bir türkü yükselir,
Yoksulluğun acı tenine.
Yakar uzaktan uzaktan,
Bin yıllık yalnızlığını…
Anlatırcesine bu toprakların,
Deler ufuktan ufuktan….
Burada,
Sabır yeşertir başak başak,
Nasırlı ellerinin acısıyla…
Çok umut yeşerir,
Az yağmurlarla ıslanarak,
Kuraklık bile,
Öğrenir tevekkül etmeyi…
Bu geniş,
Bu vakur düzlükte…
İnsanlara acı acı gülümsetmeyi,
İçine çöreklenip oturur,
Yoksulluğun yılanı….
Meclistekilerin,
Bitmez tükenmez yalanı…
Konya ovaları
Sükutun
En bereketli haline bürünen,
İnsanın içini de tımar edip,
Sürüp, eken, biçen,
Bir kadim yurt gibi…
Uzanır gidersin yüreklerde,
Erişilmez bir uhtesin,
Sen yüreklerde….
Konya ovaları..
13.kasım 2026
Karaman
Nasıf Acar
Kayıt Tarihi : 17.08.2026 18:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!