Konuşmak isterdim aslında…
Dilimde büyüyen bir düğüm var;
Sana anlatmak isteyip de
Her defasında içime geri dönen cümleler…
Biz aşkı kelimelerle değil,
Geri çekilen nefeslerle,
Uzatıp da tutamadığımız ellerle,
Birbirine değdiğinde her şeyi anlatan bakışlarla yaşadık.
İzmit’in rüzgârı bile bilir bizi…
Seka Park’ta aynı anda üşüdüğümüz o anı,
Dalgaların sesine sakladığım adını,
Ufka bıraktığın sessizliği…
Deniz bile bir an susup dinlerdi sanki.
Saat Kulesi’nden her geçtiğimde
İçimde aynı şey kopardı:
“Keşke konuşabilsem…”
Ama her cümle
Gözlerinde kaybolmayı seçti.
Bir baktın…
Ve ben o bakışta söyledim her şeyi;
Dudaklarımla değil,
Titreyen kalbimin içinden.
Bizimkisi, İzmit’in akşamları gibi
Hem karanlık hem umutlu bir aşktı.
Ne başlayabildi tam,
Ne de içimizden söküp atılabildi.
Beklenen bir aşktık biz;
Bir vapur düdüğüyle ileri giden,
Bir sahil bankında geri dönen…
Adımlarımız yan yana,
Sözlerimiz kıyıda unutulmuş.
Ve sen…
Gözlerimin ezbere bildiği şehir.
İzmit’in ışıklarına her baktığımda
İçimde hâlâ aynı dilek yanar:
“Belki bir gün… Dilim değil, kaderimiz konuşur.”
Sana söylemek istediğim çok şey var;
Dilimden çıkmaya yeltenip
Aynı yerden geri dönen kelimeler…
Sanki konuşursam büyü bozulacak;
Sanki sustukça daha çok seviyorum seni.
Ama bil istiyorum:
Ben seni bakışlarımla değil,
İçimin en derin yerinden seviyorum.
Suskunluğum korkudan değil;
Sana dokununca kırılacak bir hayali korumaktan.
İzmit şahit buna…
Seka Park’ın kokusu,
Sahilde yan yana yürürken içimi yakan o sessizlik,
Saat Kulesi’nin önünden geçerken
Kalbimin sana fısıldadığı adın…
Hepsi seni anlatıyor bana.
Kocaeli’nin rüzgârı yüzüme her vurduğunda
Senin adını taşıyormuş gibi gelir;
Hafif, serin ve içimde kıvılcım bırakan bir dokunuşla…
Ben bu aşkı gizlemedim,
Sadece kelimeler yetmedi.
Senin gözlerinde başka bir dünya vardı.
Ben orada sustum;
Çünkü susmak, seni kaybetmekten daha kolaydı.
Ama artık biliyorum:
Sana söyleyemediğim her cümle
İçimde bir yara gibi kaldı
Ve ben o yaraları taşımaktan yoruldum.
Bugün,
İzmit’in bütün sokakları duysun istiyorum:
Seni seviyorum.
Hem kelimelerin cesaret edemediği kadar,
Hem yıllardır içimde sakladığım kadar.
Ve o anda…
Deniz susar,
Gökyüzü durur,
Şehir bile anlar gerçeği:
Biz yarım kalmış bir hikâye değiliz;
Geç kalınmış bir aşkın tam zamanı olduk.
Sana geç kaldığım her günün hesabını,
bir ömür seni severek ödemeye hazırım.
Seni seviyorum; söyleyemediğim tüm kelimelerin vardığı tek yer sensin.
Seni seviyorum; gecikmiş bir cümlenin en doğru söylenişi sensin.
Seni seviyorum; içimde yarım kalan her şeyi tamamlayan adınla seni seviyorum
Seni seviyorum; çünkü sustukça büyüyen tek gerçek sendin.
Seni seviyorum; ömrümün en çok yakıştığı cümle sensin.
Seni seviyorum; kader bile duysun diye en derinden söylüyorum.
Seni seviyorum; geç kaldım sanıyordum ama meğer doğru güne saklamışım seni.
Seni seviyorum; çünkü kaç kere kaybolsam da bütün yollarım yine sana çıkıyor.
Kayıt Tarihi : 24.12.2025 02:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Erkan Tankut kaleminden....




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!