Kimseye yalakalık yapmadım,
Herkese saygıyla yaklaştım.
Şimdi bu yüzden gözümde ki yaşlar;
Herkese değer vermeye çalıştım.
Herkes yıpranmamış sanarken,
En çok kendimi yıpratmışım.
Herkese ederi kadar değer vermek lazımmış;
Dilim kılıçtan keskindir.
Beni en çok "can" dediklerim,
Kalbimin orta yerine sapladı hançeri.
Şimdi kimseye güveni kalmamış,
İnancını paramparça ettiğiniz
Güven var karşınızda!
Karanlıktan korkan ben, artık karanlıklar içinde...
Bunu sizler başardınız.
Menzile varmadan ayağımı kestiniz;
Şimdi her cümlemde bir sitemim var.
Herkesi kendim sandım, yanıldım;
Kırk yabancılar elimden tuttu,
En yakınlarım uçuruma itti...
Dermanım kalmadı, son bir ümit var içimde.
O da evlatlarım... Bir gün, "Babamız burada,
Arkamızda koca bir dağ gibi," derler mi?
Şimdi virane oldum; gözlerim sizi görmek için nice ağıtlar yaktı,
Ama bu yangın her seferinde daha da çoğaldı.
Yakup Peygamber'in yaşadığı evlat hasretini şimdi anladım;
Sen kuyuya atılan Yusuf'umsun...
Şimdi iyice anladım Yakup Peygamber'in hayatını.
Yusuf'um baba nedir bilmedi,
Kızım ise gönlü kırık bana.
Meğersem ben kendi kendime silah çekmişim;
Alnıma yazılmış sınavların en ağırı...
Şimdi üstüne bir de evlat hasreti;
İçim yanıyor, kimse söndüremiyor.
İçim yanıyor, kimse yangınımı bilmiyor;
Gözleri yaşlı bir babanın feryadı bu...
Kayıt Tarihi : 20.07.2026 02:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!