Kırmızı dedi ki,
Bana baktığında hemen istersin,
Çok çarpıcıyım değil mi?
Beni çok istesen yakarım,
Çünkü ateşte kırmızı
Martıları seyrettim akşam,
Işık huzmesi üstünde,
Yıldızların altında,
Yeni bir yıldız kümesi olmuş.
Bir ‘’Zuhal Yıldızı’’ adeta....
Ve bana dediler ki...
Sevdaları türkülere yazdık yıllarca
Dilimize yerleşti ezgileri
Kimi kavuştu sevdiğine,
Kimi büyük acılar çekti,
Kimi sevda sevinci ile halaylar çekti,
Kiminin sevdası oldu kefeni.
Bir ışık arıyorum
İnsanca yaşayabilmek için
Bir ışık arıyorum
Karanlıklardan aydınlığa çıkmak için
Bir ışık arıyorum
Umutlarımın gerçeğe dönüşmesi için
Yüreğim kendi yüreğime kalkan olmuş,
Dolmuş taşmış,
Ama yine kendi yüreğim dur diyor
Dur pes etme
Her gecenin bir sabahı,
Her karanlığın bir aydınlığı,
Arıyor bir yanım öbür yanımı
Gençlik bitmiş
Küçük kırıntılarla yaşanmış bir hayat var
Gitmiş bütün güzellikler
Yüzde başlamış çizgiler
Eski şarkılarda dediği gibi
Düşlerimde görüyorum seni
Nerdesin?
Tatlı sözlerini duyuyorum,
Sevgiden konuşuyor dudaklarımız
Sevgiyle dokunuyor ellerimiz
Kimbilir sende beni görüyorsun düşlerinde
Aşkla yas kardeş gibidirler,
İkiside acı verir insana
İkisinin de tam kırk mumu vardır
Hepsi sönse de bir tanesi yanar ömür boyu
Kalbinin derinliklerinde
İşte o otuzdokuz mum
Dürüstlük isteriz hep
Kendimize ne kadar dürüstüz
Biz hep en iyiyiz ya
Sorma lütfunda bile bulunmayız kendimize
Değiştirin oku kendinize
Ya da aynaya bir bakın
Gece yürünmez oldu sokaklarda,
Çıkmak zorunda kalırsanda,
Gözü dönmüş kişiler,
Bıçak çekiyorlar sokak ortasında,
Delikanlı olduklarını sanıyorlar bu zavallılar,
Kendi yüreksizliklerine bıçakla destek buluyorlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!