Elvada hüzün,
Merhaba huzur,
Demek istiyorum artık.
Kara bulutlar yerine,
Güneşli günler,
Görmek istiyorum artık
Gurbette kalmak,
Çok acıdır.
Bilirim acısını,
Halden iyi anlarım.
Yazık geçen ömrüme,
Yazık şu gençliğime,
Şimdi benden uzaklarda,
Belki mutluluğun en güzelini yaşıyorsun.
Belki de mutsuzsun bilemem.
Ama kendin seçtin bunu.
Benimle mutlu olurmuydun?
Bana sorarsan evet,
Saat sabahın beşi
Uyanmak doğan günle birlikte.
Önce tatlı bir gülümseme yanındakine
Sonra küçücük bir öpücük.
Günaydın demek,
Daha önce kimseye demeden.
Sevdiğin kadar sevilirsin demiş şair,
Nerde o zaman benim sevgimin karşılığı?
Dünyalar kadar seviyorum ben.
Sevgimin ağır işçisiyim,
Mesaisi hiç bitmeyen.
Yattığımda,uyandığımda,tüm günümde
Ne büyük mucizedir o
Burak adlı bineğe binip
Mescid-i Haram’dan
Mescid-i Aksa’ya gitmiş,
Yedi kat gök semaları gecip
Bütün büyük peygamberle görüşüp
Küçükken yaramazlık yaptığımda
Kızardın bana,
Bende affetmen için beni
Hani adın ‘’Gül’’ ya
‘’Kırmızı Gül Demet Demet ‘’
Türküsünü
Ben bir kasımpatıyım
Yazın kolay zamanda açan çiçekler gibi değil
Güneş varken ısınmak kolay,
Ama sonbaharın ayazı vurduğunda yüzüne,
Ona inat açmak kolay değil
Bende inadına yaşıyorum bu dünyada
Neye varacak sonu
Hüzün mü
Mutlulukmu?
Neye varacak sonu
Bir türlü anlamıyorum.
Boşa koysam dolmuyor,
Birini suçlamak istersek,
O işte herşeyin suçlusu diye
İşaret parmağını uzatırız,
Hiç baktınızmı ellerinize,
Diğer dört parmak nerde?
İşaret parmağı önde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!