Merhaba canım Efendim, sultan-ı iki cihanım.
Kapına geldi Kıtmir'in, ne olursun kabul et.
Boyumu aşmışsa da günahım.
Beni ümmetinden kabul et.
Bilmem ki Efendim, Resûl-i Zîşân'ım,
Huzuruna varır mı bu aciz sürç-i lisanım?
Günahkârım, pek acizim; tartar mı günahımı
adl-i ilâhînin kıldan hassas kantarı...
Tanımazsın belki, "Bu kim?" dersin.
Haklısın, dilimi çok şereflendirmedi pâk ismin.
Ne gecem belli idi ne de gündüzüm.
Sensiz bu diyarlarda âvâre olup gezdim...
Tut elimden ya Resûlallah, merhamet bana.
Hassân bin Sâbit'in gibi dua et bana.
Çözülsün dilim, yalvarsın sana.
Ümmetin içinden en çok bana ağla.
Sevgili Habibim, Resûlü's-Sakaleyn'im,
Hem insanlığa hem cinlere peygamberim.
Başka kapım yok, söyle nereye gideyim.
Sensiz her yer benim öz gurbetim.
Derelerden, nehirlerden soğuk sular içtim de geldim.
Ovalardan, tepelerden geçtim de geldim.
Sinemdeki çiçeği her su verene açtım.
Elimdeki muhabbeti ağyara saçtım da geldim.
Sırtımda günahım, önümde onlarca ahım.
Nasıl ederim bilmiyorum sabahı.
Süz dilimdeki riyayı, kalsın özümdeki ihlas balı.
Belki ben de ihlasın tadına varırım.
Sevgili Efendim, huzuruna geldim.
Benliğimi Tâif taşlasın.
İçimde fırtınalar kopsun, bir diriliş başlasın.
Kıyam günü yiğitlerin
beni arşın gölgesinde karşılasın.
Yorgun düşen başım sancağına yaslansın.
Sana gelirken Efendim çok küçük düştüm.
Aklında cennet kokan bir küçük düştüm.
Gözlerindeki cennet yine aklıma düştü.
Beni mest eden o cennet kokan gülüştü.
© İlyas Payas
İlyas PayasKayıt Tarihi : 24.07.2019 04:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!