Bir fotoğraf düşüyor içimin en sessiz yerine,
kenarı yıpranmış, rengi solmuş bir gün gibi.
Orada herkes var;
ama kimse olduğu yerde değil artık.
Kapı aralığında unuttuğum bir çocuk bakıyor bana,
adı söylenmemiş bir oyundan çıkmış gibi suskun.
Elimi uzatsam dokunacağım sanıyorum,
ama zaman, araya ince bir cam koymuş.
Annemin sesi,
mutfakta kaynayan bir tencerenin buharına karışmış.
Bir şey pişiyor ama
tadı da adı da çoktan unutulmuş.
Sokak, eski bir ezberi tekrar ediyor:
aynı taş, aynı toz, aynı gölge.
Yalnız sevdiklerimiz kaybolmuş,
geri kalan her şey yerinde.
Ceviz ağacı,
büyümüş halimi tanımıyor artık.
Dallarında bıraktığım çocukluk,
eski bir masal gibi sallanıyor uzaklıkta.
Bazen bir rüzgâr geçiyor içimden,
adımı bile unutturan bir boşlukla.
O an anlıyorum;
insan en çok hatırladıkça kayboluyor yoklukta.
Ve kış,
yavaşça bir hatıra gibi değil,
bir unutma biçimi gibi iniyor üzerimize.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 18.06.2026 21:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!