Yürüseniz kırlarda, eylül vaktinde,
Kızaran narların dalı kan revan.
Seyretseniz güzelliği tam dibinde,
Tabiatın kucağında her yer yaman.
*
Cevizlerin sert kabuğu düşer sessiz,
Toroslardan inen sular coşar dipsiz,
Kemirgenin tırnakları geçer kinsiz,
Fırtınalar koptuğunda ıslak orman.
*
Düşer yere dokununca kızıl dallar,
Kahverengi örtüleri poyraz yollar,
Bodur kalmış gövdeleri sarsar kollar,
Böylece savrulup gider tozlu duman.
*
İncirlerin bal sızdıran tatlı teni,
Çeker elbet kendisine tüm bedeni,
Toprağının berekettir tek nedeni,
Çiftçilerin yüreğinde kopar ferman.
*
Üzümlerin salkımından şıra akar,
Arıların ordusu da göğe çıkar,
Kızgın güneş tarlaları fena yakar,
Kış gelmeden bulunmalı gizli derman.
*
Ayvaların tüylerinde gizem saklı,
Bakanların karışıyor hemen aklı,
Yaradanın nizamıdır mutlak haklı,
Bağ bozumu şenliğidir biten devran.
*
Bademlerin kabuğunu ezen alet,
Hasan Usta ellerinde bulur kıymet,
Doğasından gelir buna saf adalet,
Susuzluğa dayanmalı garip kervan.
*
Kavakların gölgesine yattığımda,
Derelerin sularına battığımda,
Huzurumu gökyüzüne kattığımda,
Çukurova toprakları güzel vatan.
Kayıt Tarihi : 23.06.2026 08:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!