Zamanı şifalı bir merhem sananlar yanılır, bayım,
İçimde infilak eden bu sessizlik, yarım kalmış bir kentin enkazıdır.
Sırtımda taşıdığım hançer değil artık, mimarisi bozulan bir gençliktir;
Hani o üstüne titrediğin, bir gül yaprağı gibi sakındığın o mukaddes rüya,
Şimdi izbe bir odanın tavanında, duman salkımlarıyla boğulmaktadır.
Biz o sarsılmaz itimadı bir mücevher gibi taşırken göğsümüzde,
Meğer çoktan biçilmiş kıymetimiz, çoktan satılmışız o hileli pazarda.
Yağmurlar içinden ıslandım geldim
Bir kuru değneye yaslandım geldim
Sıcacık çorbana muhtacım inan
Ölümlerden geçtim uslandım geldim
Üşüdü ellerim üşüdü kalbim
Devamını Oku
Bir kuru değneye yaslandım geldim
Sıcacık çorbana muhtacım inan
Ölümlerden geçtim uslandım geldim
Üşüdü ellerim üşüdü kalbim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta