Ben üzüldüğümde sana söylüyordum,
Üzen sen olunca sadece sustum,
Söyleyecek, içimi dökecek kimsem kalmadı artık bu dünyada.
Beni yalnız bırakma, itme karanlığa demiştim oysa sana,
Herkes bıraksa da sen kalırsın sanmıştım,
Sen beni kimsesiz bıraktın.
Liman bildiğim denizlerin dalgalarında boğulmak fena,
Sığındığım o devasa kalenin ayaklarımın dibine yıkılması gibi...
Yere göğe sığdıramadığım o büyük güven birden yok oldu,
Şimdi koca, kapkara bir sessizlik çöktü sol yanıma,
En güvendiğim, en can bildiğim yerimden vuruldum,
Sen beni çaresiz bıraktın.
Yüzüme bakarken bile bir yabancıya anlatır gibi sustun sesime,
Sanki hiç sarmamış, hiç iyileştirmemiş gibi kanayan yaralarımı.
Oysa ben fırtınalardan kaçıp en çok senin gölgende dinlenirdim,
Güneşimi acımadan kesip, beni zifiri bir ayazın tam ortasında,
Yarı yolda, yapayalnız,
Sen beni umutsuz bıraktın.
Kime gitsem şimdi, hangi kapıyı çalsam hepsi birer soğuk duvar,
Sana doğru yürüyen bütün yollarım birer uçurum artık.
Bir tek kelimenle buz tutmuş dünyaları ısıtan sendin oysa,
Şimdi benden küçücük bir teselli cümlesini bile esirgiyorsun,
Bütün kapılar yüzüme kapandı,
Gönlümün ışıkları büsbütün söndü,
Sen beni ışıksız bıraktın.
Yalnızlık hayattan gelen bir yük olsaydı taşırdım elbet,
Ama bizzat senin elinle, senin sevginle gelen bu yalnızlık çok ağır.
Ben kendimi seninle tanımış, seni siper etmiştim bütün acılara karşı,
Şu fırtınalı ömrün ortasında, göğsümdeki kalkanımı da çekip alarak,
Beni savunmasız, beni çıplak,
Sen beni korumasız bıraktın.
Şimdi ne zaman canım yansa eskisi gibi yine adını anarım,
Sonra durur, boğazımda düğüm düğüm olan o büyük hıçkırığa bakarım.
Sen benim bu hayattaki hem derdim hem dermanımdın,
İnsan dermanından vurulunca bir daha ayağa kalkamazmış,
Dermanı bizzat en büyük dert eyleyen sen oldun,
Sen beni dermansız bıraktın.
Yüzünü çevirdiğim her aynada yabancı bir çehre...
Kendi sesimi bile unuttum senin o dipsiz sessizliğinde.
Bir insan kendi doğduğu vatanında nasıl sürgün olursa,
Öylece kaldım işte, senin kapının eşiğinde...
Sanki hiç var olmamışım gibi,
Hiç sevilmemişim, hiç duyulmamışım gibi,
Sen beni isimsiz bıraktın.
İçimde ne varsa sana dair, hepsi birer yangın yeri şimdi,
Küllerini savuruyorum artık o arkandan baktığım bomboş sokaklara.
Senden bir merhamet, bir geri dönüş beklemiyorum ama
İnsan en çok sığındığı göğüste vurulunca acırmış, bunu anladım.
Sırtımdaki hançerin izi değil, o hançeri tutan elin senin oluşu yıktı beni.
Bütün kelimelerimi tükettin,
Beni dipsiz bir kuyunun en dibinde,
Sen beni sessiz bıraktın.
Artık ne sitemim var sana ne de tek bir damla gözyaşım,
Kurudu içimdeki o çocuk, büyüdü bir gecede bu ağır acıyla.
Sana söyleyecek her şeyi içime gömdüm,
Kendi mezarını kendi elleriyle kazan bir fani gibi,
Öyle derin, öyle geri dönüşsüz sustum ki...
Hepsini geçtim, hepsini unuttum da,
Beni asıl kendime bile yabancı,
Sen beni bensiz bıraktın.
Güven Küçük
Kayıt Tarihi : 30.07.2026 18:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!