KİMSE BİLMESİN
Kimse bilmesin... En ağır savaşları, gülümseyen yüzümün ardında verdiğimi. Herkes beni güçlü sandı; oysa ben, her gece biraz daha kendimden eksildim.
Herkes, yaşadığı hayatın sahnesinde bir gün palyaço olur. İçi paramparça olsa da yüzüne bir tebessüm iliştirir. bu dünya, gözyaşını değil, maskeleri alkışlar.
Ömür de geçer gider... Bir avuç hatıra, birkaç kırık düş ve adı konmamış pişmanlıklar kalır geriye. Sonra dönüp anlarsın ki; insanı en çok başkaları değil, susarak kabullendikleri yaralar.
Ne yaptımsa, kendime yaptım. Yanlış insanlara inandım, hak etmeyenleri affettim, kırıldığım yerde bekledim. Her affedişimde kendimden biraz daha vazgeçtim.
Sustuysam, yenildiğimden değildi. Çığlıklarımı duyacak tek bir yürek bulamadığımdandı
bazen sessizlik, insanın kendine sarıldığı son limandır.
İyileşmeden ayakta kaldım ben. Yaralarımı saracak kimse çıkmadı. Ben de acılarımı, dik duruşumun içine sakladım.
Kimse görmedi, ama her sabah biraz daha eksik, biraz daha güçlü uyandım.
.
Beni yakan ateş, beni yok etmek için değil, beni yeniden doğurmak için yanıyormuş.
Anka kuşu misali kendi küllerimden doğdum. Kin taşımadım, intikam istemedim.
Aslinda en büyük cevap, yeniden ayağa kalkabilmekti.
Artık kimse bilmesin hangi gecelerde sessizce dağıldığımı. Bırak, yalnızca nasıl doğrulduğumu görsünler. ben, kaybettiklerimle eksilmedim; vazgeçtiklerimle büyüdüm
Düştüğüm yerde kalmadım, kendi küllerimden kanatlar yaptım.
şimdi... Arkamda acılar değil, onlardan doğan bir ışık bırakıyorum. Çünkü öğrendim ki;
İnsan, en güçlü hâline hiç yıkılmadığında değil; her yıkılışından sonra kendi küllerinden yeniden doğabildiğinde ulaşır.
Kayıt Tarihi : 20.07.2026 02:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!