Ben o kavşaklarda hiç yürümedim
Ya da ayaklarım pamuk ipliği örgülerle
Ne yiğitliği, sen onun derisine bürünmüşsün
Yiğitlik sandığın gövdelere
Acı olan yegâne şey can pazarlarında
Olanca günahın vebaliyim o da benim
Cehennem yolcularına
Cenneti süslü cümlelerle anlatsam
Kusarsın kötülüklerin anasını adam
Gebe kalmış büyük dağlar gibiyim
Daha kaç asır sancılanır gülüşlerim
Üstünde yol verir gidipte gelmeyenlere
Yaşarken ölmeyi bilmeyenlere
Daha
Kaç canı feda edersin kirli nefsim
Şekil vermek kıvrılan yokuşlara
Suyun akışına bent çeken ellerim
Ölüler bir kez gömülür kabirlere
Diriler her gün ölür gibi yaşar
Onu da öldürsene
Kesilmiş taze güller gibi boy boy
Gel bu ayrılığa bir adda sen koy
Gözyaşının yıkmadığı dağ yok yüreğim
Boynunu bükmüş dal gibiyim
Susmak saydım can kanarken
O dalların suçu neydi
Ben kurumuş yaprak gibi düşerken
Sen o kavakları boy boy dizerken
Öldürme vebali vardır yaralı bir dalı
Siyahı sevdirmek için
Öldürme sen bendeki yeşili alı
Kalıplara dizilir mi sıra dağlar
Beni yakmak istersen durma
Bana süslü cümlelerle vurma
Bir kabir gibiyim dar ve sığ
Sen cümleleri yeni kalıplara koyma
O satırlara dizmişsin cümleleri
Kendini süsleyerek
Ben susmam istersen adımı ölüm koy
Ben onun gövdesi kendisiyim
Ben ölümün kendisiyim
Beni yakan da benim dalımdandır
Beni yakmak isteyen kibrit çöpleri
Beni yakmak isteyen
Sizi kibrit çöpleri
Kayıt Tarihi : 6.05.2026 16:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!