Milyonlarca yaş döküldü mü hiç,
Gözünden gönlüne arada bir?
Parça parça düştü mü,
Keşkeler geçmişten bir bir?
Bırakıp gittin mi kendini,
Yüreğinin çağırdığı yere?
Ne olurdu hep çocuk kalsaydık,
Bir kedi sevseydik mesela, evire çevire.
Tanımasaydım seni keşke,
Hiç karşılaşmasaydım seninle.
Acı bir tebessüme dönüşüyor,
Her yerim paramparça söylediklerinle.
Belki seviyordur diye,
Neden ısrarcı bu kadar keşkelerim?
Geçmişe bakmaktan,
Yarını düşünmekten kederliyim.
Mazinin acıları boğuyor,
Sağ çıkar mıyım sabaha acaba?
Kalbim can çekişiyor,
Sonu sana varınca.
İnsanlar hayat gibi soğuk,
Yüreğimi titreten pişmanlıklar buna şamil.
Ömrüm geçti bir ah ile,
Canım yanıyor elimde değil.
Hiç büyümeseydim,
Dizlerim kanasaydı hep,
O kadar yorgunum ki,
Yaşamak da, yaşayamamak da buna sebep.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Keşkeler, insanın iç cebinde sakladığı paslı bıçaklardır.
•Büyümek dedikleri şey, biraz hayal kaybı biraz kalp kırığıdır.
•Çocukluğum dizlerimde değil, en çok kalbimde kanadı.
•Pişmanlık, sabaha kadar uyumayan tek misafirdir.
•İnsan bazen hiç karşılaşmadığı bir ihtimal için bile yanar.
24 Ekim 2019 / Pazar / Ankara
Halil KumcuKayıt Tarihi : 14.02.2025 15:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Keşkeler geçmişin yüküdür, ama onları taşıyan da biziz."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!