1
Ömrüm boyunca,
başkalarının yıkılan duvarlarına
hep harç taşıdım,
tuğla oldum.
Kimse fırtınanın
en çok benim gökyüzümü
yerle bir ettiğini görmedi.
Ne zaman
birinin omzuna şefkat hırkası bıraksam,
tenimde üşüyen
hep kendi mevsimim oldu.
Anladım ki
başkasına yuva kurmaya çalışırken
insan,
kendi evsizliğinde donabiliyormuş.
2
Her fırsat bulduğumda
ayrılığın dikişlerini söktüm,
sevenler kavuşsun diye.
Lakin vuslat,
benim kapımı hiç çalmadı,
her sabah
aynı yalnızlıkla uyandım.
İnsan,
en çok da
kendi kimsesizliğini
başkalarının kalabalığıyla gizleyebiliyormuş.
3
Başkalarının sönen ocaklarını
tutuşturdum nefesimle.
Kimse
benim ocağımın
yıllardır sönük olduğunu farketmedi.
Ne zaman
birinin üşüyen ellerine ateş taşısam,
kendi kalbim
biraz daha küle döndü.
Başkasına sıcaklık olmaya çalışırken
İnsan,
kendi ayazında donabiliyormuş.
4
Her gördüğümde,
başkalarının susuz çiçeklerini
suladım.
Kimse
benim toprağımın
yıllardır çatlak olduğunu görmedi.
Ne zaman
birinin kuruyan dalına su taşısam,
kendi köküm
biraz daha derinden çekildi.
Anladım ki
başkasına yağmur olmaya çalışırken
insan,
kendi çölünde susuz kalabiliyormuş.
5
Herkesin karanlık dehlizine
fener oldum,
yollarını bulsunlar diye.
Kendi gözlerim
yıllarca karanlığa alıştı,
kimse
elimden tutup aydınlığa çıkmama yardımcı olmadı.
İnsan,
başkasına rehber olurken
kendini
kuyularda unutabiliyormuş.
6
Bir kuşun kırık kanadını
sardım.
Belki rüzgâr
gerisini tamamlar sandım.
Meğer rüzgâr,
uçmayı değil
yalnızca savrulmayı bilirmiş.
O gün öğrendim
her iyi niyet,
çiçek açtırmıyormuş.
7
Acı çekip
ağlayanların yerine
elimden geldiğince göğüs gerdim,
dünyanın yükü altında ezilmesinler diye.
Lakin sıra bana gelince
mendiller ceplerde saklandı hep,
kimse
acıma bir damla dahi gözyaşı eklemedi.
Anladım ki
her feryat
kendi yankısından başka
hiçbir kulakta çınlamıyormuş.
8
Her masaya
bir tabak daha koydum,
kimse aç kalmasın diye.
Kendi tabağım
çoğu zaman boştu,
kimse
bana bir lokma uzatmadı.
İnsan bazen
en büyük açlığı
doyurduğu sofrada çekiyormuş.
9
Fırtınanın ortasında
savrulan gemilere liman oldum.
Dalgalar dindiğinde
herkes kıyıya çıktı,
ben sığ sularda boğulurken
kimse yardıma gelmedi.
Herkese kurtarıcı olanlar
bir gün
kendi denizinde boğulabiliyormuş.
10
Ayazda kalanlara
hırka oldum
ısınsınlar diye.
İplik iplik çözüldükçe
onlar giyindi,
ben çıplak kaldım.
Anladım ki
herkesi saran,
kendi çıplaklığında
üşüyebiliyormuş.
11
Aydınlansınlar diye
karanlıkta kalanlara
mum oldum.
Eridikçe
onlar büyüdü ben küçüldüm.
Herkesi aydınlatan,
kendi karanlığında
kalabiliyormuş.
12
-Kendimden başka
kimseye sitemim yok.-
.
Sadece
ömrümün en taze baharlarını
hep başkalarının kışını kovmak için harcarken
kendime
bir nefeslik yaz bırakmadığımı geç fark ettim.
.
Başkalarının eksiklerini tamamlarken
kendi ruhumun
nasıl parça parça eksildiğini geç anladım.
.
Ve gördüm ki
İnsan,
başkalarını yaşatmaya çalışırken
kendini sessizce tüketip bitirebiliyormuş.
-Kendinize kıymayın…!-
Düşünmek Yaşamın Pasını Silmektir, Karina Yayınevi, Ank,2018.
Tahsin ÖzmenKayıt Tarihi : 26.07.2026 12:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!