İNSANOĞLU
Çil çil altın, gümüş,akçe Dolaşır durur bağ,bahçe Dolmaz dibi delik bohça Şu insanoğlu bir tuhaf.
Mezarda ölüler saf saf Görür,bakar geçer saf saf Hani yastık,yorgan,çarşaf
Şu insanoğlu bir tuhaf.
İNSAN VE ÇINAR
Gücün olmasada güçlü dur, dik tut başını,
Ayakta kal, kim silmiş ki kimin göz yaşını.
Eksiğin açık edip düşürme yere postu,
NAMAZ VE İNSAN
Henüz akıl baliğ olmayan küçükler,
Meskeni mezar olmuş, ölmüş göçükler,
Bu ikisi namazdan mesul değiller.
Küçük mü,göçük müsün namaz kılmazsın?
İNTİZAR
Dinletemedim sözümü,
Kökten çürüttün özümü,
Kör ettin gören gözümü,
Güldürmedin hiç yüzümü!
İRTİCÂ
Hakk'a rücû, hiç olur mu irticâ?
Hakikatte bunun adı: ilticâ...
Kemal Karapıçak - İZMİR
RİVAYET - İSA İLE YAHUDİ
Rivayet olunur ki günlerden bir gün idi:
Yola revan oldular İsa'yla bir yahudi.
İsa'da iki, yahudi de üç parça ekmek,
İSMİ KALDI HATIRA
Şu feleğin işine bak, bir güzel;
Aklımı başımdan aldı da gitti
Bağrıma saplanan hançerden bir el
İSTANBULLUM
Nar çiçeğim,
Sevdiceğim,
Hani seninle geçen yılın yazında;
İki dağ arasında
İSTANBUL'UN FETHİ
Sene bin dörtyüz elli üç:
Bir fetih ki zorlu ve güç.
Bu güzel müjdeli belde
İSTERIM
Aşıklarda saz,
Güzellerde naz,
Gönüllerde haz,
Olsun isterim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!