Giden dönmez yolumuz hak,
Mahşer yakın dünya uzak,
Gönüllere nur yağacak,
Gül bahçesi ver Allah’ım..!
Secde vakti huzur demek,
Bazen kabuk tutar gönüldeki yara; kırgın olduğun insanların yüzüne “Göz göre göre“, bakarsın. Ardından sinsice fısıldayıp seni yerden yere çalarlar. Acaba onlar çok mu masum? Diyesin gelir. Kim bilir..!
Tebessüm eder, canının acıdığını hissettirmezsin. Neden mi? Çünkü içinin yandığını “Göre göre“, üzerine geleceklerini bilirsin..!
İçten içe gülümser, "Bu nasıl sevgi?" dersin. Oysa dost dediğin, can bildiğin o insanların bazılarıdır.
“Göz göre göre“, senin canını kor gibi yakan!
Yüreğinin zirvesinde hissedersin acıyı; birbirine eklersin heceleri. Nefes alamaz, uyuyamazsın geceleri...!
Bir gün sefa ise beş günüm cefa,
Kafamı duvara vurdum bin defa,
Açsam kendime yeni bir sayfa,
Bu çile ezelden biter mi dersin…
Seslenduk Ankara’ya,
Sesumuzi duysunlar,
Sıkıntı çekenlere,
Biraz yardım yapsunlar..
Duy sesumi ankara,
Kervan geldi Selanik’ten yurduma,
Saklı kaldı hem atası hem soyu,
Maskeleri doladılar boynuna,
Dümen kurdu bu haçlın ın uşağı..!
Asırlardır bitmedi bu dümenler,
Deli gönlüm , söz verdi de tutmadı,
Demezler mi hadi, var git yoluna,
Öyle tutuldum ki, aklım kalmadı,
Yanmamı izleme, çek git yoluna..!
Hazan bağlarımda, çile ekerim,
Üç hilal peşinde koşan yiğitler,
Nereye gitmiş görenler var mı.
Vatanı milleti candan sevenler,
Görmüyor gözüm görenler var mı..
Kükreyip ben buyum diyen olmamış,
Canan gözlerine çökmüşse hüzün,
Bir mana veriyor dudakta sözün,
Manalı gözlere bakınca gözüm,
Geçmiş anıları anar dururum..!
Kalpler paramparça gönüller yasta,
Veren Allah’tır kasılma boşa,
Sanma her şeyi başaran sensin,
Bir gün kafanı vurursun taşa,
Eser bir rüzgar savurur seni..!
Fakiri küçümser alay edersen,
Ha bu bizum memleket,
Güzel olur yazları,
Dağli deduğun millet,
Kabul etmez lazlari..!
Varup yaylaya çiksak,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!