Zehir zemberek, tohum ekilmiş
Kendi toprağına, düşman kesilmiş,
Hainlik işini, sanat edinmiş,
Pusuda bekler, kâhpe dengesiz,,!
Mevsim ilkbahar havalar sıcak,
Rezillik diz boyu hanımlar çıplak,
Batıyor bu gemi her yanı çatlak,
Sahip çık eşine kızına densiz...!
Boyunuzun uzaktan göze batıyor,
Okumuş cahiller, dini yok sayar,
İnkârcı olur, batıla kayar,
Bilmez mi her şeyin, bir sahibi var,
Nefsine kul olmuş, İslam düşmanı..!
Kur’an nurunu, anlamaz bilmez,
Seksen yıl başını ezip durdular,
Kuzu kuzu kafanı eğdiğini bil,
Saçını başını yolup durdular,
Onurun uğruna direnmeyi bil…
Toplandı haçlılar bir oyun kurdu,
Kendini şah gibi yıkılmaz sanan,
Manalı bakışla canını yakan,
Verdiği her şeyi başına kakan,
Doğrudan şaşıp hırsına kanma..!
Zulümle örülen duvarlar çöker,
Dili zehir saçar vicdansa kayıp,
Makam işkal eder bilmez ki ayıp,
Satar vatanını paraya kanıp,
Pişmanlık duyup, da döner mi dersin..!
Bir gün över bir gün söversin,
Dert küpümü çilelerle taşırma,
Özleminle dağdan dağa aşırma,
Düz ovada yollarımı şaşırtma,
geleceksen gülüm hadi gel gayrı..!
Gidiyorum arkadaş yoruldum gayrı
Dönüşü yok geriye gelmeyeceğim,
O sahte yüzlere baktım usandım,
Çıktığım bu yoldan dönmeyeceğim..!
Bu menfur dünyanın çakalı çoktur,
Gidin mezarlığa şöyle bir bakın,
Üstünde otları koparıp atın,
Ardından bir güzel ağıtlar yakan,
Canlardır benim dost bildiklerin..!
Kimine gül var kimine diken,
Kervanlar yol aldı, yolculuk yakın,
Geçen yılların, olmasın ziyan.
Geldi ihtiyarlık, bir üslup takın,
Sayılı günler, bitiyor dostum…!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!