Yollara düştü,
----deliler gibi,
Aşk şarabını,
----içtiğinden beri,
Kaybetti kendini,
----gönlü delirdi,
Engel olamazsın, sözlerin özüne,
----bin bir ikiyüzlülükle,
--------varken güneş,
Dünden daha iyi tanırız,
----piçleri ve uyuzları,
Koynunda uyuruz,
Sözlerle,
----düşünceler,
Bütünleşmişti davranışlar,
----bir oluşumda,
İnsana sunmakla,
----kendi varlığını, O,
Söz meydanına davet etsem seni,
Gelir misin er meydanına yiğidim,
Gönül sazımızı akort edelim,
Telden name dökelim mi derim.
*
Çağrın ulaştı, aldım selamını,
Kadim mirasımız, ulu divandan,
Seslenir şairler, eski zamandan,
Bir lezzet alırsın, engin irfandan,
Beşinci dizeyi, ustalıkla eyle,
Her bendi beş mısra, söz olur böyle.
*
Takvimler eskidi, vakit geldi dayandı hazana,
Veda etti şu aleme babam, yüreğimi yakana,
Yıktı geçti hanemi, sığmaz oldum fizana,
Geldik gideceğiz, lafım meclisten dışarı, sözüm anlayana.
*
Babam sakindi, sesi çıkmazdı garibin,
Rüzgar eser, savurur kuru yaprak,
Gönül ister kavuşmak, yare koşsak,
Dalda bülbül ötüşür, sesi berrak,
Yolcu yorgun düşmüş, rengidir toprak.
*
Dağlar başı dumanlı, karla kaplı,
Rüzgârlarla eriştim, o sevdaya tekrar,
Göğsümün kafesine vuran, kanat çırpışlarıyla,
Seferden dönüyormuşçasına, yorgun kuşlarla,
Yaban ellerine süzülen, gümüş zırhlı neferlerle.
*
Kanat sesleri, ürpertir ruhunun kaç telini,
Bayırda biter yarpuz,
Tadı yok sanki karpuz,
Kuruyasıca huyun,
Suratın aynı nevruz.
*
Damın üstü loğ taşı,
Bil ki her yanı, bir derya varlığın,
Bak bir hayata, kulak ver onun sesine,
Zamanın yansıması bir, sesin yankısı bin,
Her yerde bir yankı, sözün yankısı bin.
*
Zaman bir nehir, akıyor durmadan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!