Çisenti neymiş, susamış toprağa danış,
Toprağın hasretini, yapraklara danış,
İçten içe kuruyan, bitkin ruhumu,
Nemlendiren neymiş, gel de bana danış...
*
Tozla kaplansa da, bütün eşyam,
Bildim ki, tavandan yaşlar inecek,
Elemler, kalbime birden sinecek,
Acaba bu sızı, nasıl dinecek,
Kuruyan dudağım, suya erecek.
*
Kirişten süzülür, o safi sular,
Yola
----çıkar
--------bozkırın
------------kervanı,
Bir
----nehir
Sessiz ve derinden de olsa, açık artık bu halkın gözü,
Her dildeki, her yazar, gerçeğin izinde sözü.
Elbet bilinmeli bu, satılmaz piyasada hakikatin özü,
Bellek korur ruhu, pazarın kirli eliyle, dokunulmaz olur közü.
*
Omuzlar yazarlar, yanlış kararların bedellerini,
Sabaha kadar bir tedirginlik,
Sağıma soluma dönerek,
Sıkıntılı sürecin ardından,
Yanlış bir fikre kapıldım sanırım bugün.
Baktım ki ortalıkta değilsin,
Coşkunla akıyor, ruhum bedenimden,
Çok sevdiğim belli bak, bakışlarımdan,
Yakarışlar ediyorum, o an peşinden,
Ne olur yaradanım, yine döndür bana...
*
Bir gülüşün, cennetlere bedelmiş,
Genelde ilk çocukların, böyle hakları vardır,
Diğerlerinin, adı sanı pek geçmez,
Ya da amel olmuşların,
Onlara kalırdı çakıldaklar,
Ha evin ufağı,
Ha dağdaki domuzun irisi,
Ah nerede o edep,
----saygıyla mı başlar hep?
Ruhlar zaten harap,
----kirlenmiş ayakkabılar bak,
Özgürlük denilen hastalık,
----bekler ambülansta acillik,
Daldan
----dala
--------uçar
------------bülbül,
Hem
----sarhoş
Buz
----gibi
--------soğukları
------------getirdi
----------------senin
--------------------yokluğun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!