Karanlık
----günler
--------doğar,
------------zorbaların
----------------bağrından,
Genç
Dönmüştüm Ankara'ya,
----sabahın erken saatlerinde,
--------yağmur çiseliyordu yollarda,
Tuhaf bir mutluluk
----vardı içimde,
Hiçbir şey söylememişti
Kök salmış ise özlemlerin derinlere,
----bir bakmışsın, özlemler denizinde yolcusun,
Sarmış içini bir alev gibi, yakar canını,
----geçmişin düşlerinde yanar hayallerin,
Kurtulamaz ruhun bu girdaptan,
----boşa uğraşma, kurtuluş yok bu seraptan,
Anneniz,
----babanız
--------dışında,
------------saklandınız
----------------her
--------------------kem
Dumanı eksilmez, şu viran bağın,
Şifa bekler bağrım, o son durağın,
Yaban diyarında, çürüdü sağım,
Ata toprağından, bahis aç yoldaş.
*
Kul fani, çileyi çeker de bitmez,
Eşsiz ruha, özlem duyulursa;
Bu, meçhule doğru atılan adım demektir.
Vefasız aşk, hayatı yıpratır.
Kederi paylaşmak, yoldaşın vazifesidir.
*
İzlerini takip ediyorum,
İzledim o an,
oradan geçen tüm hayalleri,
avucuna alıp aldatmış bir kadını,
kırk yaşını aşmış oturuyor.
Saçlarına,
sarmaşıklar mı dolaşmış,
Anladım ki, bellemişim masalımı,
Tüm vakitlerin seherine, açılış kısmıyla uyanıyormuşum,
Cebimdeki yol haritasıyla, saçlarımın ağardığı dakikaya dek.
*
Yüklemler,
Tümleçler,
Ne rüzgâra dökebildim, ne toprağa gömebildim,
Düş misali, ezgi misali, aklımdan aktın gittin,
Bütün cihan dondu sanki.
*
Taş gibi bekliyordun ötede, boşluğuna tutunmuştum, sezmeden,
Bekledikçe büyüdün, çağırdıkça küçüldüm,
Düşersin yollara,
bin bir düşle,
dolu umutla,
Dileğin ve hevesin,
hep refah içinde yaşamak,
ermek bolluğa,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!