Lanetli bir darağacında sallanan,
Altmış iki yaşında bir ipim ben,
Kendi ülkesinde ruhunu satıp,
Askerlerini kurşuna dizdiren bir generalim ben.
Işıkları sönük karanlık gecelerde,
Darlıkla savaşırken,
Bir pulun hükmüyle,
Sürüyor bize çatmaya,
Bakın şu lanetli gafile.
*
Hamilerinin dürtüsüyle,
Latife sen olsan, lezzeti tadarım,
Hiciv sen olsan, iğneyi batırırım,
Nükte sen olsan, zekana şaşarım,
Mizah sen olsan, neşeyle taşarım.
Emanet ettim aklı,
Mantının sıcağına,
Diyet miyet nafile,
Düştük lezzet ağına.
Bu lisanın kanunu, baştan yazılır,
Sesliler dizilir, hece kazılır,
Dilbilgisi derdi, başa dizilir,
Oya, o kalemi al, gel cümleyi oku.
*
Ardından geliyor, yapım ekleri,
Kelimenin gücü, anlam denizi,
Silerek zihinler, bulur temizi,
Taşıyor bünyede, o derin izi,
Sanatın ustası, düzdeğişmece.
*
Şairler acizdir satırda, dizede,
Kendini aldatırsın sen,
Meşguliyetle maskelenmiş bekleyişte,
Ama gider en değerli şeylerin,
Fark etmezsin sevginin eksikliğini.
Bahaneler üretirsin umutsuzluğa,
Sırla yoğrulmuş, destanlarım saklı.
Tarih ocağından süzüp, en has tınısını,
Gür bir avazla, üfleyeyim ruhuna...
Dinlerken mağrur bir dalgınlıkla, ürperirsin ihtimal.
Gurbet
----artık
--------sevgilinin
------------sılası,
İyileşir
----mi
Aşk bahçesinin çiçeği,
----mahallenin şen dulu,
Çiçek açmış gibi olurum,
----bahçesine baktığımda,
Yaylanın çiçeği sevgilim,
----yayladır yüreğim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!