O kadar değerli şeyler gördük, fakat hiçbiri,
Bu yörenin, en özel meyvesi gibi değil.
Nice çiçek kokladık, dağdan bayırdan,
Onun eşsiz kokusu, gül gibi değil.
Sarmış her tarafı,
----güllerin kokusu,
Kahkahalar mesela,
----olmazsa hiç,
Öldüklerinde üşürmüşler
----kuşlar,
Gizli
----gölgelerdeki
--------sessizliğin
------------şefkati
----------------uyandırırdı
--------------------yumuşak
Düşürüp onu hayrete,
----büyüleyecek kızı,
Bakıyor sanki,
----ufuklara,
Neden
----ve niye,
Bekle güzelim, yakında ömrümüz neşe bulacak,
Bir gün, bu sıkıntılı zamanlar sonlanacak,
O tepeler,
Ve ırmaklar.
*
Bizim önümüzde, set değil,
Gül yanakların goncasından
--------parlayan
----------------Aşkar kızı,
Hadi uyuyalım gökyüzünde
--------sesi güzel
----------------Aşkar kızı.
İçli, içli, koklar gibi bir teni,
----bir nergisi, bir gülü,
Dinlerim derinden bir türkü,
----bir sevda şarkısı,
Yıldızlarda yazılı, aşk ve ayrılık,
----hasretler dünya kadar,
Mazi, siz gibiler durdukça, sadece vesveseden ibarettir efendi.
Öfke değil de, sitem diyelim biz buna.
Ve eksik işitin bizi, ilk defa.
Gitmenin ağırlığını, yakasından kavradım,
Daha, yeni yeni anlıyorum,
Ha bu arada, bunu eklemeden edemeyeceğim sizden efendi,
Anlamsızın gösteriş işareti,
Kaotik düzensizlik hikayesi,
Ve uyumsuzluğun gerçek etkisi,
Rastgele birleşimler, gümüş tepsi.
*
Hicaz makamı saçmalığı gibi,
Bana o sabahın sesini getir,
Ne şöhret, ne de makam beklerim,
Hayalim, o tatlı gülüşün sadece,
Öp beni, uyandır beni, günaydın anne.
*
O şefkatli sözlerini duysam,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!