Kasım Kobakçı Şiirleri - Şair Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı

Ödül ve azap kurguları,
Sadece o kurak kıtanın,
Susuz topraklarında yeşerdi.
*
Gök kubbe eriten bir kazan,
Zemin ise yakıcı bir kül,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Saygı
----vardır
--------payların
------------dağıtımında,
Bilir
----büyüğünü,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Kurşuni bir perde örtüyorum, şuurumun tavanına,
İklim niçin böylesine buzul ve suretin, niçin böylesine hiç?
Zamanlara paslı kilitler asıyorum, lügatimden ismini hecelemelerimde,
Mısralarıma gömülüyor tamamı..
Varlığını, ruhuma hapsediyorum..
Her iç çekişimde soluduğum yokluğun, tıkıyor gırtlağımı..

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Fısıltıları yalnızca,
İşitiyorsun şimdi,
Karanlık yankılar,
Şu yankılar.
*
Hırıltılar, inlemeler,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Tabağında helva dursun,
Yüreğin sevinçle dolsun,
Ahmet Bey, çıkıp gel de sun,
İçim de esenlik olsun.
*
Payına azıcık koymuş,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Yemeklerle oynuyor,
----tabiat ana,
Kafkas dansını oynuyor,
----beyaz bulutlarla,
Dağlar, dağlar,
----diz çökün yere dağlar,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Hüzünlenmek tabiatım,
Sevinç bağrımda yaradır,
Şenlik yıkar bu gövdeyi,
Demir zindanlar karadır.
*
Cümbüşlerin velvelesi,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Aldırma sen,
Suyun kendi yolunu bulmasına,
Yahut bir fidanın, sessizce boy atmasına,
Her varlık, döner kendi özüne,
Tabiatın kanunu bu, ne de olsa.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

O şafak vakti gökyüzü, pembelikle parlıyor,
Yamaçların zirvesine, altın rengi bir nur doğuyor,
Gördüğümü aktarıyorum, sözcüklerimle çizerek,
Güneşin ilk huzmeleri, vadiye usulca vuruyor.
*
Ağaçların gövdeleri, sanki göğe uzanıyor,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Buruğum, pasaklıyım, köhne bir evdeyim,
Neşeli gecede, hüzünlü gündeyim,
Sonsuzluğum, çaresiz derbederdeyim,
Hazır yemeğim, tadılacak tabağım.
*
Tığdayım, şaldayım, ipteyim,

Devamını Oku