Derlemeci köye daldı,
Sazını eline aldı,
Hasan dayı dondu kaldı.
*
Duymayız böyle masalı,
Görmedik böyle tasalı.
Hep siperde bekledim, görünmez av gibi,
Peşinden gelmeye, hiç dermanım olmadı.
Savunmayla tükendi, ömrümün cevheri,
Peşinden gelmeye, hiç dermanım olmadı.
*
Gelen günden korkup, sürekli geri durdum,
Var bu salgın birçok ülkede,
çözümünü devlet buldu,
Bekası uğruna ulusun,
çaresini basın buldu,
Koptu dedilerse de el,
içinde kaldı yalanı,
Hava kararır, herkes yerine çekilir,
Sessizlikten inan, garip yüreğim erir,
Yaşlarım seller sular gibi, dökülür,
Onu özler, dertlenirim hep bu yüzden.
*
Elden ne gelir, giden geri gelmez,
Ulu gövdesinde, seneler biter,
Yırtıcı kartallar, kolunda yatar,
Keskin rayihası, ormana yeter,
Dertlere devadır, özü mezdeğenin.
Dertleri istemedi gönlüm, kalbine dek benimle taşı, dedi,
Aklım şaşınca ona, dur, dedim.
Delirdi gönlüm sonra bana, benliğini yok edeyim, dedi,
Al benden de istediğini, ruhum kalsın, dedim.
Huzuruna olma düşkün, bir de böyle yaşa, dedi,
Canım değil savunduğum, içimdeki kasırga, dedim.
Ruhumun ortasındaki, o uçsuz buçaksız uçurum,
Hiçbir ışık aydınlatamaz, oradaki karanlığı,
Her an biraz daha solan, bu fidan mı,
Yoksa bu darmaduman siluet mi, bana ait?
*
Gözlüyorum, tüm nesneler olduğu gibi kalmış,
Neşe bahşetmişti,
felek birine,
Sadece gam düşmüştü,
ise diğerine,
Hak etmişti sanki,
gök parlamayı,
Dam üstü tüter baca,
Gece olur karaca,
Konuk gelip girince,
Çözülür o bulmaca.
*
Ana söyler kızına,
Zihnin, o dumanlı ve sarp olan yokuşunda,
Kaybolan bu yolcuyu, yalnız bırakmayalım,
Fırtınalar koparken, hayalinde düşünde,
Şu garip mazlum kulu, dertte bırakmayalım.
*
Sabahları uyanır, kimseyi tanıyamaz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!