Keklik gibi taştan taşa sekersin
Baykuş gibi azgın azgın bakarsın
Beni görsen kaşın gözün yıkarsın
Şol kara zülfüne kullar olduğum
Yürü sevdiceğim hemen hiram ol
Ala gözlerini sevdiğim dilber
Gel bizim elleri gez kerem eyle
Nice kulların var gezer kalemle
Al beni deftere yaz kerem eyle
Iraktır yollarım dolandım geldim
Bu yüze gülücü hercayilerden
Kerem eyle gönül gez vazgelelim
Kerem gelmez imiş çünkü bunlardan
Kerem eyle gönül gez vazgelelim
Gül-i verdim gelmez benim yanıma
Kerem eyle kara gözlü
Açma bizim sırrımızı
Araya fırkat düşürüp
Od eyleme yurdumuzu
Bir birliğe yetüptürüz
Dilber bize cevr-ü cefa
Etmesin kerem eylesin
Bizi koyup iller ile
Gezmesin kerem eylesin
Buyur gidelim odaya
Kime kin ettin de giydin alları
Yakın iken uzak ettin yolları
Çok mihnetle yetirdiğin gülleri
Vardın gittin bir soysuza yoldurdun
Sen seni topla da kuşağın kuşan
Bağdad'ı Bağdad'ı canım Bağdad'ı
İbtida binasın kuran kim idi
On'ki İmam dikdi mihrab taşını
Geçip namazını kılan kim idi
Uçurdum kuşumu uçan kuş ile
Kısmet olur ben bu ilden gidersem
Yüce dağlar yol görünür gözüme
Dostum çıkmış evlerinden beriye
Top zülüfler tel görünür gözüme
Sana derim sana şol koca Düldül
Kısmet olup ben bu elden gidersem
Dünyalar durdukça kal kara gözlüm
Gurbet elden kem haberim gelende
Başının çaresin bul kara gözlüm
Bağlara kurulmuş bir tuğca düğün
Kız da der ki ben bir emlek kuzuyum
Anamın babamın iki gözüyüm
Şu dağlarda Mahmut Beyin kızıyım
Yiğit ister koldan kola sarmaya
Oğlan der ki öğünme kız öğünme
karacaoğlan gibi biri sanmıyorum ki bu dünyaya gelsin. şiirleri akla hayale sığmayacak kelimelerle dolu.. mekanı cennet olsun inşaallah....
Halk türküleri bambaşka..
Karacaoğlan Efsanesi
Asıl adı Hasan’mış. Daha bir yaşına basmadan anadan öksüz kalmış. Beş yaşına varmadan da babası Kara İlyas, Kozan derebeyi tarafından askere alınmış. Bir daha da dönmemiş. Böylece küçük Hasan ortalıkta kalakalmış! Anasının “Karaca” diye sevip doyamadığı Hasan’a köyden Ser ...