Bilinçaltıma sen damlıyor, anlaman çok zor.
Kalemim seni yazdıkça öfkemi siliyor.
Düşünceler bile seni düşünür yalnızken.
Sen bir gülsün, söylediklerin ise bir diken.
Kalbimi kaçıran sana, fidyem olsun canım.
Gel kalbim, gökyüzü perdesini kaldıralım.
Ben ölümü toprağa gömdüm seninle her an.
Gel de aydınlat, güneşe ne hacet sen varsan.
Sevgimin her metrekaresi sen ve sadakat.
Gel, sevdaları silmeden kini kenara at.
Al beni yasaklarına, sevgi haykırarak.
Çabam, ağlayarak senden bir deniz yaratmak…
Seni gördüğümde kalbim bir an fazladan çarptı.
Sesin kulaklarıma ruh kazandıran arptı.
Gururuna yenilme, ruhum seni istiyor.
Gurur perdesinin örttüklerini görme hor.
Kalbimin kolları yok ki sana tutunayım.
Oksijen yaramı yakar, duman almalıyım.
Göz hatlarımda faylar oluştu giriş yasak.
Gel, bu gözleri ellerinin sıcağında yak.
Dokunsun gül elin bir kez daha suratıma.
Boğ gözyaşlarımı ellerinin sıcağında.
Denizleri boğan kalbinin sıcağı elin…
Aşk yazmaktan bitiyor, bitmedi mi nefretin?
Yalan söylüyorum, ne şiir ne de aşk biter.
Kalbim gebe, tekmelemeler de teklemeler.
Bitmez bu aşk, güneş gölgemle savaşır durur.
Bilir misin, ne büyük düşmandır aşk ve gurur.
Benim çölümde herkes, ateşi su sanmakta.
İşte bu nedenle, bahtım bu denli kapkara.
Bir gün boşaltacak bir yer ararsan kanını,
Kara bahtım gel, bende var iki kan çanağı.
Ocak / 2012
Kayıt Tarihi : 28.08.2026 11:50:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Kara Bahtım" adlı şiiri 14'lü hece ölçüsü ile yazmamın nedeni "Muhammet Candan" adının 14 harften oluşmasıdır. Kendi bahtımı anlatmış olduğumdan 14'lü hece ölçüsünü tercih ettim. Şiirde sadece bir dizede ölçü 15'e çıkıyor: "Seni gördüğümde kalbim bir an fazladan çarptı." dizesinde.



