Kömür Gözlüm Şiiri - Muhammet Bora Candan

Muhammet Bora Candan
121

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Kömür Gözlüm

Rüzgâra kondurdum öpücüğümü
Belki sana ulaşır diye.
Arif ruhumun arafındayım
Zararda olduğumu bile bile.
Bana bir hekim bulun
Duygularıma hakim olamıyorum.
Üryan geldim,
Şimdi güneş oldum yanıyorum.
Yanıyorum da
Şu güneş benzinini nereden alır bilir misin?
Bu güneş hiç batmaz, bu alev hiç sönmez;
Çünkü yakıtı sensin.

Bembeyaz bir sayfa
Ve gözyaşının sayfada bıraktığı nuru…
Ağlamayı dillendirmek hoş değil
Ama nasıl anlatılır bu duygu.
Gücüm yetmez,
Sana içimdeki fırtınaları anlatmaya.
Yanağına kondurduğum buse,
Arkadaş mı hâlâ yastığınla?
Yalnız kaldığımda attığım çığlıkları duymanı istemem.
Duyma,
Aklın şaşar sesim kulaklarına bastığında.

Sen gömleğimin ilk düğmesiydin,
Ey gönlümün karası.
İlk düğme yanlış olursa
Nasıl doğru olur sonrası?
Gözlerin cumhuriyetti,
Gülüşün ise bayram.
Sen böylesine harikayken
Beklenir mi hiç gam.

Nasıl ki mide boşaldıkça acıkır,
Kalp de doldukça acıktı.
Bıçakladığın yeri gösterirken bile
Batırıyorsun bıçağını.
Bilmez misin,
Bu yüreğe tığ gibi girdin
Yüreğimi deşmeden çıkman imkansız.
Sen meltemle gelen kadın,
Neden bir fırtınayla bıraktın beni yalnız.

Heyecanım hezeyana dönüştü,
Sen giderken.
Aşk bir zararsa neresinden dönülürse kardır;
Git, erken...
"Onu hala seviyor musun"
Diyenlere kalbim hala atıyor diyorum.
Bana bakışların Anadolu’yken
Neden tavırların Diyar-ı Rum.

Ben seni Tanrı’dan dilemedim,
Resmen dilendim.
Bir ilişkinin tek bahanesi
“Seni seviyorum” iken
Ayrılığın bahanesi bol olur.
Bu dev yangını söndürmeye nasıl da yetti
Bir damla yağmur.
Bir erkeğin iç çekerek ağlaması nedir bilir misin?
Yangının dinse de
İnan geçmeyecek isin.

Ölünce bedeninin toprak olacağına inanamam,
Toprak sen olur.
Kalbim her şeye doydu da
Bir sende obur.
Aslında,
Sen de fark etmeden kalbini unuttun bende.
Dudaklarımla veririm bende unuttuğunu
Yeter ki gel iste.

Yakınım olmasan da olurdu,
Yeter ki olsaydın yakınımda.
Nimet olarak bakardım,
Senden gelecek her acıya.
Her seferinde, elveda demekte
Yüreğim dilimden geç kalıyor.
Ne şanstır ki, en sevdiğim kişi;
Beni herkesten az tanıyor.

En sevdiğin kişinin,
Seni en yanlış tanıyan kişi olması ne acı.
Bu gönül acılardan dertlerden usandı da
Uslanmadı.
Beden aracının şoför koltuğundaydı kalbim,
Dikkatsizdi ve yaramazdı.
Aracı dağa taşa vura vura kullanmayı öğrendi,
Çünkü o sıralar yaram azdı.

Kara gözlerindeki okyanusun içindeydim.
Göz kapaklarım bir an bile kulaç atmıyordu.
Dibine kadar su dolup boğulmak istiyordum.
Sözlerin ruhundan ruhuma çiçek armağanı gibiydi.
Ya da senin ruhun bir armağandı,
Çünkü senin ruhun bir çiçekti.
Aşk ise devam ettiğimiz bir kitaptı,
Ara verdik ve unuttuk ayraç koymayı.
Ben baştan almaya da razıydım
Ama sen seçtin kitabı yakmayı.

Oysa,
Gözlerimdeki yaşları silmeye bile kıyamazdım.
Senin içindi onlar.
Gittiğinde bir ev kurdum,
Tuğlalarında özlem,
Demirinde umut var.
Sana gitme derken sesim titriyordu,
Gözlerin serinleten ateşti.
Sana kalbimle haykırmıştım,
Aşk şiddetinde bir desibeldi.

Tapuladım yeşil gözlerimi kara gözlerine,
Zincirlerle bağladım sevgini yüreğime.
Demirde dövüp acılarımı,
İçime vehmettim seni.
Sen beni terk ettin,
Ben de düzgün düşünebilmeyi...
Sana kalbimle haykırdım.
Çelik halatlarla bağladım gönlümü gönlüne.
En keskin çivilerle çaktım sevdanı kalbime.
Hiç kolay değil,
Sökemezsin öyle.

Sadece sen gel diye
Ben her şeyi teptim;
Sen gelmedin.
Sadece sen gel diye
Ben hep tektim;
Sen gelmedin.
Senin için her defasında
Ölümün önüne düşeyazdım.
Oku ey kömür gözlüm,
Ben bir şiiri daha düşe yazdım.

Birlikte olduğumuz her an
Meleklerin şarkılarını duyardık.
Meleklerin şarkılarını kaçırmış olabilirsin,
Ama sesimi duy artık.
Kaç defa “ona gelen bana gelsin” diye
Ellerimi açtım semaya.
Aşk gözlerimi kör etmişti,
Benim için eşitti şems aya.

Gözlerimi kanatsa da
Katılaşan haliyle akıttım gözyaşını.
Yüreğim çocuk olan ruhunu hissederdi,
Göz yaşını…
Nereden bakarsam bakayım
Doğanın tüm manzarası sendin.
Sen benim için aşka, sevgiye dair ne varsa
Hep en'din.

Sen benim,
Bitmesini istemediğim şiirimdin
Sonunda bittin.
Sen benim,
Cenneti kıskandıracak şehrimdin,
İçinde yittim.
Oysa,
Ben seninle bir ağaç evine de razıydım
Doğarken güneş.
Seninle güneşin doğuşunu izlerken
Her saniye güne eş.

Sen gitme demiştim,
Yıkarım dağları,
Dağların altından cesedim çıkar.
Dilini keserim iç sesimin,
Bir gözyaşına bin dert sığdığı anlar.
Düşünceler zihnimi kolaçan eder.
Söz geçiremem düşüncelerime.
Düne gitme şansım olsaydı,
Her seferinde fazladan bakardım
O kömür karası gözlerine…

Yaz ve kış kadar zıt olsak da
Bir araya gelmemiz bahardı.
Bu kadar çok, senle aşkı dillendirmemden
Aşk bile bıktı.
Düşünüyorum da düşünememişim.
Kalbimi alamadın
Ama bende de bırakmadın.
Ayrılık mı aşkın cilvesi,
Günah mı adın…
Öyle anlar gelir ki,
Kirpiklerinin hareketi kalbimde kasırga yaratır.
Kalbin kalbimle buluşacaksa al o taş kalbini,
Kalbime batır.

Gözyaşının rengi yoktur.
Gözümün rengi yeşil
Ama renksiz iner yağmur.
Gözlerimin içi kara bulutlar,
Sensizlikten beri.
Gözlerim seni arar da
Sensizliğim affetmez seni.
Nil Nehri gibi bir kızıllık çalmış göz hazneme.
Birileri gözlerini gözlerimden çalıp
Koymuş kalp hazineme.
İlk buluştuğumuz yere
Yaprak yaprak yağdı acı.
Gözlerim kanlar içinde,
Çünkü çatık kaşların gözlerime yıkıldı.

Kara saçlarının arasına bahar kaçmıştı,
Kokun büyülerdi.
21.yy’ın hangi makinesi becerebilir
Kalpteki acıyı gözde yaşa çevirmeyi.
Kara gözlerin ruhumu kuşatmıştı.
Yüzündeki benlere bir ben yakışmıştı.
Şimdi ben seni bu denli severken,
Kardeşlerin kime diyecek enişte.
Seni soruyorum, seni cevaplıyorum kalbime
Gel işte.

Hiç gelmeyeceğini bildiğin birinin eksikliğiymiş
En derin yalnızlık.
Sensizlik,
Yaşattıklarından da ağır bir yük artık.
Oysa bir buluttum yağmur oldum,
Zamanla ruhum oldu cevval.
Zaman dediğimiz şey:
Geçmişin anılarını,
Geleceğin sorumluluklarını taşıyan bir hamal.
Zamanla kömür gözlerin bu ateşi alevlendirdi.
Köze döndü yüreğim,
Çünkü kömür gözlerine değdi.

Bir ölünün pranga yemiş haliyim,
Sen gittikten sonra.
Hala yük yapıyor mu varlığım
O güzel kaşlarına?
Oysa isteseydin,
Cennetten laleler getirirdim senin için.
Gözlerin kıblem olurdu,
Varlığın bana bir din…
Yuvan bulutların üzerinde olurdu,
Gökkuşağı çıkardı bacandan.
Sana olan sevdam şiirlerim kadar derindi
Ve soyadım kadar candan.

Ocak / 2013

Muhammet Bora Candan
Kayıt Tarihi : 27.03.2020 12:25:00