Kamil Nebi Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4264

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Kamil Nebi

Kâmil nebi seherde, ulu şaha ağladı,
Dileğini dökerek, yüreğini dağladı.
*
Cennet bahçelerinde, saf dostum hangi insan?
Menzilini bilmeye, eyle bana bin ihsan!
*
Kerem eyle kuluna, ulu şahsı bileyim,
Kuşku gitsin sinemden, yaşlarımı sileyim!
*
Nida geldi semadan: Ahbap sayılan çoban,
Yüce dağlar ardında, sürü otlatır oban.
*
Nebi duydu müjdeyi, şükür kıldı şahına,
Adım adım tırmandı, yiğidin otağına.
*
Aylar boyu dağ aştı, bedeni pes etmedi,
Gönlündeki ateşi, ayazlarda bitmedi.
*
Menzile vasıl olup, yürek atışı arttı,
Yoldaşını bulmaya, günlerini hep tarttı.
*
Obaya adım attı, ahaliye seslendi,
Koyun güden nefesle, dillerinden beslendi.
*
Öğrenince yolları, meclisteki kullardan,
Hamdüsenalar etti, yürüyorken dağlardan.
*
Güneş doğarken, gördü sürünün merasını,
Usulcacık aradı, ahşabın binasını.
*
Çoban seher vaktinde, koyunları sağardı,
Kapısındaki, yaşlı suretine bakardı.
*
Yüce Huda aşkına, barınak sun yoksula,
Ömrüm feda eylerim, inandığım tek yola!
*
Koyun güden, tebessüm eyleyerek yaklaştı,
Gönlündeki sevgiyle, dertleriyle anlaştı.
*
Geçip tahta sedire, soluklan ey erenler,
Ferahlığa kavuşur, buraya diz serenler.
*
Lakin ufak mühlet sun, ayrılmam gerekecek,
Miktar nefeslenerek, vuslatım tez erecek.
*
O dipteki hücrede, vazifem epeyce zor,
Ufak mühlet dinlenip, alevlensin sönen kor.
*
Çadırım mülkün olsun, dönünceye dek bekle,
Yalnız başıma koyma, hak sevgini emekle.
*
Çifte vakit geçince, benzer hâl vuku buldu,
Kâmil nebi aklına, nice şüpheler doldu.
*
Yiğit avdet edince, Kâmil zata danıştı,
Gizemi çözmek üzre, hakikate yanaştı.
*
Koyun güden saklamaz, alime cevap verdi,
Kalkıp peşimden yürü, göresin nedir derdi.
*
Güneş batınca, tahta kapıları örttüler,
Hücrenin eşiğinden, adımları sürttüler.
*
Dipteki karanlıkta, manzara yürek yaktı,
Asılı duran beşik, Kâmil'e mahzun baktı.
*
Çoban, telli beşiği halı üstüne büktü,
Zahmet çekerken dahi, dertlerini tez döktü.
*
Kaderim aynen böyle, pederim canımdandır,
Bedeni kötürümdür, damarım kanımdandır.
*
Belli vakit geçince, lokmasını yedirir,
Böcekler dokunmasın, yükseklere serdirir.
*
Söylenen amelleri, hürmetle tamamladı,
Zarar vermeden, derhal tavanlara bağladı.
*
Aynı anda ihtiyar, nida kıldı derinden,
Kâmil nebi sarsıldı, ta yüreği yerinden.
*
Alim yönelip süzdü: Söylenen lafızlar kem?
Şahsıma eza kılıp, yaşatır ebedi dem?
*
Yiğit anında çattı: Şahsını kati seçmez,
Fakat nida etmekten, dudakları vazgeçmez!
*
Tek kelimesi mevcud, eksik etmez dilinden:
Mevla yavrumu, tutsun Kâmil nebi elinden!
*
Kâmil yaşların döküp, çobana sarılarak,
Müjdeler taşıyorum, haykırdı ağlayarak!

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 23.03.2026 17:57:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!