Kalbindeki mührü kırmaya geldim,
Sana tüm ömrümü vermeye geldim.
Aşılmaz yolları aşmaya geldim,
Aşkınla yeniden doğmaya geldim.
Gözlerin bir deniz, derin ve sessiz,
Kaldım bu dünyada sensiz, kimsesiz.
Şimdi yanındayım, tut ellerimi,
Sana feda ettim, tüm günlerimi.
Sen benim nefesim, en güzel yanım,
Damarımda akan, o sıcak kanım.
Sonsuz bir yeminle, bağlandım sana,
Huzuru getirdin, yorgun canıma.
Karanlık geceme, bir ışık oldun,
Boş kalan gönlüme, sevgiyle doldun.
Kaderin cilvesi, bizi buluşturdu,
Aşkın ateşiyle, kalbim tutuştu.
Yıllarca bekledim, yolunu gözledim,
Seni her saniye, inan özledim.
Artık ayrılık yok, biz bir bütünüz,
Güneşle doğacak, her yeni günümüz.
Sen benim nefesim, en güzel yanım,
Damarımda akan, o sıcak kanım.
Sonsuz bir yeminle, bağlandım sana,
Huzuru getirdin, yorgun canıma.
Kayıt Tarihi : 23.2.2026 00:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




bizden size bir hatra...
.
...
.
ve yoktun, yoktun saatlerce yoktun,
sesin yoktu ve yokluğunun,
ilk günü tükendi ilk…,
hekimlik talebesinden alınmış,
bir hediye misvak varlığıyla avunularak,
oruç sevenlerin sahurunda,
yüz seksen derecelik görüş açılı
bir lojmanın minimalist balkonundan,
imsak ahirinde;
vaktin o derin mavi karanlığı içinde,
sakıncalı ve kuduz köpekler kadar tehlikeli
uyku bölünmüşlüğüyle dinlenen,
gaflet mahmurlarının cılız ve
gelişigüzel makamlı seslerine kalmış,
sabâya hasret bir ezan kadar,
buruk
ve bağrı yufkalanmıştı gayrı gardaş içimin,
ah;
kozmik oda sırlı muhabbetinin yokluğundan,
çilehanesi yekpare dünya olmuş bir çileye
müebbeden girmiş bir sûfî,
ne yana baksa,
hatta gözleri yumulu,
bakmasa da hiçbir yana,
aşktan gayrı ne görebilir...,
tepeden tırnağa aşk olmuş bir aşka aşığı,
kim aşktan yana sınayabilir…
aşka gönül koyan aşık,
derya içinde suya küsmüş bir b/alık gibi şaşkın;
aşktan, yine aşka varmaktan gayrı,
ne yana gidebilir…,
sır olmak ve asırlarca suskun kalmanın ötesinde,
ne yana…;
iki bilemedin üç günlük,
güzel ve nurlu ve derin olan bir hayatı sürmek için,
ömrümdeki iki kandilin sönmesinden yana mı teklifin
bana ey aşk…,
bunca hazin,
bunca garip olmasaydı duruşun keşke,
ve kapıların bu kadar sürgülü…,
ah…;
.
...
.
TÜM YORUMLAR (1)