Bir içim su gibi aşkın
Sevdanla kavrulan yüreğime
Halâ burnumda tütüyor,teninin amber kokusu
Papatyaya bezeli,
İksirli yayla havası gibi,Dağ eteğinde
Hayat veriyor ,buram buram ciğerime
Pır pır uçtu,
dolandı durdu,kayıp serçe gibi kalbim..!
Zemheriye gebe,
Sonbaharın sonu,kışın başında,
Gitme beni yargısız infaz ederek,
Suçumu söylemeyerek.
Bırakma böyle,yarıcanlı inleyerek.
Bir kurşun daha sıkta öyle git,
Yaktığın yüreğimi sökte öyle git,
Bi susun;
Onlar konuşsun artık.
Yeter onların yerine konuştuğunuz.
İnin dallarından,yeter kırdığınız.
Susarsa onlar,
Kırıldı kadehler,
yüreğimde bu gece.
Karıştı kanına rakının akı.
Basıp geçti,
kırık camların üstüne,al topuklu,
Kan doldu gözlerime,yollarına bakmaktan,
Ne çıkıp geldin,ne haber saldın,
Kumrulara sordum,turnalara yalvardım,
Çürüdü mü bedenin,
Ne güzel,
Günaşırı görmek,
Karabasan şehrin,
Hengamesinde,
Seher yıldızı gibi parlak,
Dert alan,ferahlatan,
Sildim takvimlerden,
Nice canları silip süpüren,
Nicelerini yatağa düşüren,
Can alıcı bu zalim seneyi,
Gözünüz aydın,
Bağladı bulutları,
Saldı ateşi...
Bir damla yağmur yağdırmadı.
Yetmiyormuş gibi ağlattığı,
Köylüyü çiftçiyi toprağı.
Öyle güzel bir dünyası var ki güzel insanların aslında.
Orada...
Savaş,silah,kan yok,ölüm yok.
Hırsızlık,yalan, talan;
İşkence, taciz,tecavüz yok..!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!