Geçen yıla bıldır, kin gütme garez
Biçilmiş ekinin sapına firez
Az verene gısnık, ızıcık biraz
Dilin nice söyler Büyük Toraman.
Elemi kasveti defetmek için
Allah’ın lütfudur bize Torunlar.
Sema Betül, Lara, ille de Ecrin
Allah’ın lütfudur bize Torunlar.
Torun sevgisiyle biter sorunlar.
Gidip de gelmeyen canlar
Bir kanatsız kuşa benzer
Sevmek kalbin aynasıdır
Kin beslemek taşa benzer
Döğüşen ne füze, ne tank, tüfektir
Yüreği döğüşen, yüreği Türk’ün
Obası ayakta, Turan ayakta
Otağında dimdik direği Türk’ün
Ermeni’nin dilli düdük çağında
Acemi bulutlar kol gezerse bir kentte
yağmurlar yağmazmış güzelim
Yok yoksulu, kör öksüzü geceler
Utangaç aymaz umutlarım
Billur gecelerin çat ayazında
isli ışıklarında lambanın
Yıllar boyu kitap yazdım
Dirhem dirhem kuyu kazdım
Bir gün bahar bir gün yazdım
Karakışta gülen var mı?
Nice halım yüzüm gülmez
Bin yıllık sevdayı yerle bir etti.
Bölündü memleket; sorsan kâr etti.
Borçlar ile bu ülkeyi var etti.
Şu övünen muktedire bir bakın!
Oy verenler kına yaksın eline.
Haset kibir dolmuş için
Buna sebep nedir? Niçin?
Bir öfke ki için için…
Musibetten al dersini!
Doğru otur, güzel söyle
Niceler suyun içti
Muhacir çeşmesinden
Berber Memet de göçtü
Hallar’ın izi kaldı
Unutuldu Çöp Durdu
Devran sensin kazıyorsun kuyuyu
Fes ettirdin şükür, üç beş duyuyu
Yumruklar peş peşe, saydın sayıyı
Cümle alem baygın, de hele neden?
Alnının akıyla iş yaptığın yok




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!