Sarı, yeşil renk cümbüşü dallarda,
Uzayıp da giden temiz yollarda,
Reyhan, kekik biter bizim dağlarda,
Bilen var mı? Hamburg’da da biter mi?
Sılayı özlemek böyle beter mi?
Kudretinden sual olmaz
Yönelelim gel Allah’a
Pişmanlıklar felâh bulmaz
Yönelelim gel Allah’a
Bulutlarla salar suyu
YÜCE MEVLA KISMETİNİ YETİRE
(Mustafa Yalçınkaya Üstad’a)
Arkadaş canlısı, sözünün eri
Ülkeyi sevmenin yoktur ederi
Türkistan’da; Arakan’da zulüme
Sessiz kalıp, alkış tuttun zalime!
Paylaşımsız “şükür” dedin “halime!”
Yazdı bir kenara ol Kerim Allah!
Verdi musibeti YOLA getirdi.
Puşt eline bakar yarenim dostum
Ay yıldız uğruna delinir postum
Şu gelen zamlara taş atmak kastım
Kıyamet mi yakın? Kopuş ne zaman?
Kulların dertleri ne içli kete
Gavim, gardaş, amca, dayı
Sazlıklarda yaydık tayı
Altın başak o buğdayı
Toprağa can katanı sev!
Göz kırpmadan hep ileri
Kara gözlüm çare yoktur bilirim
Sıradağlar buna engel Bitanem
Engelleri aşar sana gelirim
Lâkin tek dileğim dön gel Bitanem.
Türk ordusu cihanda hamisidir bu dinin
Açılsın geliyoruz kapıları Budin’in
Elbet burnu sürtülür günü gelir hainin
---Yüzler asık Başbuğ’um, hortlatıldı mezellet
---Rasattepe şahittir hala sürüyor illet…
Tohum olur düşer yere
Suyun taşır ırmak dere
Dilden dile sonsuz kere
Sevginin gizi toprakta
Bağrında gizler elması
Ata toprak Bayburt gibi
İlde toyağın sevmişim
Ozan Esat Bozkurt gibi
Telde ayağın sevmişim
Ağam paşam emmim dayım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!