Böyle olsun istemezdim kadınım…
Bilirsin,
en çok da suskunluğum yordu beni.
Kalbim vardı bir zamanlar,
senin adını duyunca çarpan,
ellerine değince çocuk gibi ürperen.
Sonra bir gün
sessizce terk etti beni.
Oysa sana söyleyecektim içimde sakladığım o sırrı…
Bir ömür boyu yalnızca sana ait olanı.
Şu asi kalbim
ihanet etmeseydi bana,
alıp götürecektim seni
kimsenin bilmediği bir yere.
Ne ayrılık uğrardı oraya,
ne hüzün dokunurdu gözlerine.
Bir küçük ev kurardık belki,
penceresinde umut,
kapısında sen olurdun.
Ama olmadı işte…
Hayat yine bildiğini yaptı.
Ben sustum,
zaman aldı seni benden.
Şimdi gecelerin en tenha yerinde
yalnız adını fısıldıyorum.
Ve içimde kırık bir adamın sesiyle
sana son kez söylüyorum:
Beni affet…
Geç kaldım kadınım…
Hem sana,
hem aşka…
Kayıt Tarihi : 13.11.2005 22:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şu yorgun yüreğimde bir yer var hâlâ sana ayrılmış, ne kadar “bitti” desem de inadına yeşeriyor işte… sevda dediğin ot gibi be kardeşim, taşın arasından bile çıkıyor. Bir kadın gelecek yine, teni sen diye kokacak gecelerde, gözleri sen gibi gülecek sigaramın dumanına baka baka. Beni öyle bir anlayacak ki sanki yıllardır içimde oturuyormuş gibi, ses etmeden bilecek derdimi. Ve öyle sevecek ki beni, dünya bir anlığına adam olmaya utanacak. Bu bahar yine başıma aşk gelecek belli ki. Çiçekler açacak balkonlarda, rakılar masaya kurulacak, ben yine bir kadının gözlerine bakıp “tamam” diyeceğim, “işte hayat şimdi başladı…” Ama bilirsin, ben her sevdiğim kadında biraz seni ararım. Saçının rüzgârında, ellerinin sıcaklığında, bir kahkahanın tam ortasında… Ve sen, baharda açan arsız çiçekler gibi yüreğime yeniden kurulacaksın. Adını anmasam da içimde hep sen çoğalacaksın. Çünkü bazı kadınlar gidemez be güzelim, yalnızca görünmez olurlar. Ben hâlâ seni seviyorum,




Bulutlara serilen ıslak türküler,kurumaya yüz tutmuş kabuk misali deşer durur sanırım yüreğinizi. Kabahatli dünlerin kıymetini anlayan gitmelere yangın rüyalara dalan bembeyaz yağmurlar,gülümser gözbebeklerine,kadının!
Günler geceler rüzgarın boynunda,em olmaz gayrı kapkaranlık kaderi bir kalemde yok eden/çizen bembeyaz ellerin hayali.....Dikiş atar boyuna iğreti yürek atışları,her damlada aşk ile yudumlar dideler ölümlerin geceden kalma hallerini....
Terk edilmiş bir gemiye dönen lodos ortalarına bırakılmış yürek perişan,yok ellerinden sevdayla tutup bir köşe başını kendi başına dönen bıçak sırtı hayallerle kişinin her işine iyi/kötü karışan...
İçime acı yerleşti birden....Yürüdüm bir gayret içimdeki kuru kalabalıklara....İçinden en değerlisine el verdim ve elim 'SEN'imde:)))))
Yüreğinize sağlık Muhsin bey......
İnşallah en değerlilerimizi kaybetmek imtihanı ile sınava mecbur kalmamak temennisiyle:)))
MEO:)))))
(Şu an kızıl süsü semanın,güneşin gözlerinden ağıtlar dinlemekteyim!!!Ağlayan güncesinde hayat,en hüzünlü kırmızının kınasını yakıyor sabaha uzak saatler....Yürek millenmekte yalancı baharın kokusundan!Keşke koca bir mevsim,dönüp dursa ruhun etrafında,sevdayla:)))))
pişmanlık... affedilir... umarım.
Tebrikler.
Deneyin ...
Ama lütfen yazmaya devam ...
Saygılar
TÜM YORUMLAR (6)