Kadıköy’deyim.
Avcum açık yürüyorum boğadan aşağı.
Tutarsız adımlarım,
uğursuz kadınların hatırına atıyor.
“Bu kaos benim,” diyorum,
ait hissettiriyor.
Kaos ben'im.
Kartlar hep açık
gözümün feri yoktu.
Kalabalıkta kamufle oluyordu suçlarım.
Cepler akrep dolu ama kaygan zemindeydi hepsi.
Ne bir dostum kaldı artık
ne de bir düşmanım.
Nice yollarda koşturdum yoksun, yoksun.
Yalanları özenerek seçmiştim ama yoksun.
Sadece senin için böyle düştüm de olsun.
Umudu boğanın bacaklarına kustum.
Fenerlilere selam olsun.
Yürüdüm sonra, zorla, tek avcum açık denize doğru.
Değişir ilerledikçe müzik sesleri sokaktan aşağı.
Tinerciler arasından attım kendimi sahile,
atladım kayalıklara.
Yaşlı gözlerle sarıldım yalnızlığa,
iki koca kayanın arasında.
Kulağıma sesi gelir,
burnumda kokusu.
İçim yangın yeri,
ben kibrit kutusu.
Yok arsam,
yok param.
Tıkalı silahın namlusu.
Göğsüme vurup verem etsin beni
rüzgârların silik ordusu.
Tek başıma silahtım ben,
patlamış kovan olduk, bak.
Kim kimi vurdu,
niye böyle oldu,
derken talan olduk, bak.
Kızdım sistemine, oynadım dünyanın;
hepsi birer dosya olduğundan,
anladım gençliğime yüksek duvarlar
yıkılmaz bir hâkimiyet kurduğu an.
Elbet bir gün, kardeşim,
elbet bir gün göreceğiz seninle ufukta doğan güneşi.
Sadece bizim için doğmuş gibi sevineceğiz birlikte.
Birer yudum, ikişer duman da alıp bakacağız ileri.
Belki dans edeceğiz şaman gibi
var olan şu sessizlikte.
Kayıt Tarihi : 24.03.2026 21:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Çıktında ne oldu lan!




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!