Bu kaçıncı gündü ateş kustuğum?
Anı parçacıkları zihnimi bulandırıyor.
Vicdanımla bir türlü baş edemiyorum;
Gözlerim durup durup yaşarıyor.
Bunca ıstırap, bunca keder…
Sıtma nöbetine benzer bedel ödüyor.
İçimde tutsak kalan o eski duygular,
Yeniden, yeniden diriliyor.
Aynadaki ben yara almış,
Hayatı dar edenlerden.
Ruhumdaki bu amansız, bu sonsuz keder,
Asırlık acılarla düştü gölgenden.
Kaçırma bakışlarını öyle benden,
Her şey gözlerinin önünde işte.
Kokun geldi vurdu burnuma yine;
İçinde kabaran gururla birlikte…
Kaçmak, göçmektir belki de;
Devran dönecek elbet bir gün unutulunca.
Büyülenmiş gibi bakarak,
“Sevmek neyime gerek…” dedi usulca.
Sen kaçarken benden soluk soluğa,
Yaşamanın güç olduğu bu dünyada,
Hiç olmazsa senede bir gün,
Sevdiğini söyleyebilir misin, ağlarken omzunda?
📍Şair Notu: Kaçmak… Aslında kimden, neden kaçtığını bile bilmez insan. Bir yüz, bir koku, bir ses gelir aklına; sonra kendinden bile saklanmak ister. Çünkü bazı anılar, yaşarken değil, hatırlarken yakar. Ben bu şiiri, kaçmayı değil, kaçarken bile içinde sevdayı taşıyan kalpleri anlatmak için yazdım. Her gidişin içinde biraz kalış, her suskunluğun içinde söylenmemiş bir “seni seviyorum” vardır. Ve bazen, en çok kaçtığımız şey, aslında en çok özlediğimizdir.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•İnsan en çok, kendinden kaçarken yorulur.
•Unutmak, kalbin değil, aklın yalanıdır.
•Kaçtığın her şey, bir gün bir şarkının içinde karşına çıkar.
•Her aynada kendini değil, yarım kalmış bir hikâyeyi görürsün.
•Gurur, sevmeyi susturur ama özlemi asla.
21 Aralık 2023 / Perşembe / Ankara
Halil KumcuKayıt Tarihi : 17.02.2025 09:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Kaçmak, ruhun derin yaralarından kaçış değil; yaşamanın zor olduğu dünyada, sevginin acısını paylaşma çabasının yansımasıdır."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!