Onlar daha çocuktular
ülkem kokan avuçları
ülkem kokan bedenleri vardı.
herşeyden yoksun olsa bile
ülkem ülkem tüten yüz ifadeleri vardı..
utanıyorum
duygularıma şiirlerime bakınca
bir köşe başında gizlice ağlayışlarım
kendimce mırıldandığım bir şarkı
kimse duymasın diye
sesimi alçak çıkartırım
Bazen utandığımı hatırlamak bile,
utanmışlığa sevk eder...
Sanki bir çocukluk hatırası
Usanmaz kalışımla saçlarına
hatıra mı kalmalıydım.?
Öksüz kaldı şiirlerim
ağlayan bebek feryadında
Sevda kucağından uzak,
yoksulluk bucağında tuzak kaldım.
uzakta kaldı ahenglerim
belkide öksüz olan benim
Kendime cok yabancı kaldım.
öyle bir yabancı kaldım ki
Üçüncü şahıs kişiyle yaşadım...
Gelmişim gitmişim yaşıyormuşum
Yaşamışımda haberim bile yokmuş.
Sen bana yabancı kaldın! !
Çok sevmek mi?
Daha çok sevmek mi?
Kör düğüm olurcasına bağlanmak mı?
Peki aşk ne değildir.
Anlaşılmayı beklemek mi?
Aşk sözleriyle anlatacak gibi basit değil
Bu adını bilmediğim hislerim.
Şimdi anlatmaya kalksam,
Nerelere sığabilir ki
’Ben ve sen’ nice romanlara dar gelir...
Biliyorum ne yazsam ifade edilmez
bazen kardan adamlar sarar dört bir yanını
mevsimi gecer ama erimezler
aksine eritirler o gencecik yaşamını
bir gecede bir çıkılmaz zamanda alırlar canını
Yarabbi bu ne çıkılmaz bir haramı girdaplıktır
bu ne çıkılmaz bir zamanı imtihamlıktır.
Ve anladımki öfke inada bile baskın...
gece-uyku-düş’ler
birbirlerine kenetlenmiş seytan üçgeni.
zamanı geçmiş hasılat gibi,
yaşamüstü hayallerimi traş eder gibiyim....
Anladım ki şiirlerde şehid düşer.
Son dizelerinde,
son kelime-i sevdalara öksüz kalır.
Çocuk ruhlu dostane gülüşlü militanlar..
teker teker bizi terk edip uzaklaşırlar.
Soğukluğa, tiran gözlü tanrılara bırakır
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!