Söyle ey ay yüzlüm,
Uyumak sevda payına mı düşer?
Fırtınanın sessizliğini çağır kullarıma gece gece...
Aynı şehirde,
Aynı dağların gölgesinde
""ben gidiyorum çocuklar""
ben sizinle çalışanınız değildim
size usta deyip sizi yakından tanıyanınız değildim...
hergün iş yerine gelip
Weke teyrê baz dikim kêrîn
Ca banga aşîtîyê bilind be ser asîmana.
Şikefta tarî û zinarên navû denq.
Qûncika dilexwede me veşarti
Me kolandîye ser evînaxwe
Kenê serokê hemû gelan..
Ama sen beynimin kayalıklarında
bir eşkıya gibi kalakaldın.
velinemet sevdamla yol alırım
ağır hıckırıklı gözyaşlarımla..
yoldan geçen arabalarda
ganimet olurum sana...
Xerîb bûm lî ser vê axa binav.
Li ser çiyayê sînora.
Berfa spî re bûm rê heval...
Kurdistanê heta Kurdistanê re..
Laşê mîn bu parçe parçe
Sırtında bir sırt çantası
Maviydi hafiften koyu
Bir oyuncak gitar birde pembe bir bebek
’Ben’ olup nurlanmıştı sırtında..
Okul sırasında görürdüm
İkisiyle öylece bakışırdım.
Keşke sen benim olaydın
Bir bebeğin elindeki oyuncak
Hiç bir niyet, hiçbir düşünce beslemeden
Seni kendimde tutabileydim.
Elimden düşünce de,
avazım çıktığı kadar bağıraydım.
Sen yokken
Ve her yanım böylesine soğukken
Bu kör düğüm çözülür mü?
Gözlerime uyku
tenime tenin değmez geceleri.
Günlerden perşembe geçiyordu
Okulun kapı nöbetçisiyim.
Sensizliğe nöbetler geçirmiş vaziyetteyim...
Güneş batıdan doğmuştu
Utangaç boynuma kıyametler parlamıştı...
Öyle bir mevsim
Öyle bir hüzün ki
Tenime mıhlanan bir güz/el
harabe harabe yağmalanır yüreğime.
Sen güz'dün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!